Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Brüksel’de askeri cunta günleri

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

12 Eylül 1980 tarihinde Türkiye'de generaller bir askeri cunta yaparak demokrasiyi ayaklar altına aldıklarında yaşadıklarımı son günlerde Brüksel'de hatırlamaktayım. Brüksel'de ordu yönetime el koysaydı ancak bu kadar çok askeri ve askeri aracı yollarda görebilirdik.

Metronun kullanıma kapatılması. Tramvayların işlememesi ya da alış veriş merkezlerinin kapanması ve akşam saatlerinde kepenklerini indiren barlar ile restaurantlar bana askerlerin yönetime el koydukları ülkelerden tanıdık bir durum.

Karşı mıyım?
Hayır! Tam tersine Belçika'da gündeme gelen tüm bu önlemleri çok iyi anlayabiliyorum. İnsanların kanlı bir terör eylemine kurban olmaması için alınan önlemlere kim karşı çıkar?

Benzeri önlemleri Fransa'da da izlemekteyiz. DAEŞ terör örgütünün hedefinde olan diğer AB ülkelerinde de durum hiç farklı değil.
Buraya kadar lafımız yok!

Ancak şimdi Avrupalı dostlarımızda bir özeleştiri hatta bir özür bekleme hakkımız yok mu?

Türkiye'de kanlı terör örgütlerinin huzuru, barışı ve insanca yaşamı tehdit ettiğinde Avrupalı dostlarımız nedense Türkiye'nin önlemler almasına karşı bizim bugün onlara yönelik dayanışma içindeki tavrımızı göstermek bir yana daha da kötüsü neredeyse kendilerinin son günlerde aldıkları ve kabul ettikleri tüm önlemlerin çok daha azını Türkiye'de “demokrasiye saldırı” olarak tanımlamaktaydılar.
Oysa DAEŞ terör örgütünün sadece tehdit ettiği Belçika'da alınan önlemlerin yarısı kadarını bile yaşatmadı Türkiye insanlarına! Üstelik Türkiye sadece DAEŞ'in tehdidi ve kanlı saldırılarının hedefi bir ülke değil, aynı zamanda PKK terör örgütünün aralarında sivililerin de olduğu sayısız insanı katlettiği bir ülke! Sadece tehdit edilmeyen ve çok sayıda kanlı saldırıya maruz kalan Türkiye, Belçika ya da Fransa'nın aldığı özgürlükleri kısıtlayıcı önlemleri almış olsaydı acaba bazı Avrupalı dostlarımız bu durumda neler yaparlardı?

Cevabını biliyoruz. Daha düne kadar terörizmle mücadelede Türkiye'yi desteklemek bir yana tam tersine “faşist ülke” diye damgalamaktaydı kimi Avrupalı muhataplarımız!

Oysa Türkiye'nin yaşamış olduğu en zor günlerde bile Türkiye'nin hiç bir kentinde Brüksel sokaklarında ve yollarındaki kadar asker ve askeri araç görülmedi! Ne Ankara'da ne de İstanbul'da kamu taşımacılığı aksatılmadı!

Facebook ve twitter gibi sosyal medya olanaklarının teröristler tarafından istismar edilerek art niyetli kullanımı konusunda Türkiye zorunlu olarak bazı engellemeler yapmak zorunda kaldığında kıyameti koparan bazı Avrupalı “dostlarımız” acaba şimdi neredeler? Belki facebook ve twitterlerini de kullanamadıkları için haberleri yoktur ama biz hatırlatalım: Fransa'nın internet alanında uygulama kararı aldığı engellemelerin hiç biri Türkiye'de bu şekilde yok!

Almanya'da ünlü bir gazeteci twitter üzerinden yolladığı bir mesajda sadece bir “gülümseme” işareti kullanmış olduğu için işinden oldu!
Türkiye'de gazetecilik yaptıkları ya da twitter'de mesajlar yazdığı için değil “terör örgütü üyesi oldukları”, “şiddet eylemlerine katıldıkları” ya da “terör örgütü sözcülüğü yaptıkları” için her hukuk devletinde hak ettikleri cezalara çarptırılan “teröristler” ya da devleti ele geçirmeye çalışan bir “mafya teşkilatı” olan “paralel yapının” para yıkama tarzı kirli uğraşlarında kriminal faaliyetlerde bulunan sözde gazeteciler gözaltına alındığında “Türkiye'de basın özgürlüğü yok” diye kıyameti koparak bazı Alman Avrupalı “dostlarımız” şimdi “Almanya'da basın özgürlüğü” yok demiyorlar!

Biz de ne Belçika'yı, ne Fransa'yı ne de Almanya'yı “faşist önlemler alıyorlar” diye suçlamıyoruz. “Belçika'da, Fransa'da ya da Almanya'da basın özgürlüğü yok” diye toplantılar düzenlemiyoruz. Hatta “Belçikalı, Fransız ya da Alman terör destekçisi konumundaki şahısları uzman olarak davet edip” konuşturup alkışlamıyoruz.

Ancak tüm bunların Türkiye'ye yönelik olarak yapıldığını ve “teröristlerin uzman adı altında” Avrupa parlamentolarında konuşmacı olarak alkışlandıklarını yeterince yaşamak zorunda bırakıldık!

Son yıllarda Türkiye'nin her türlü terörizme karşı verdiği mücadelede haklı olarak aldığı ve vatandaşlarına en az düzeyde hissettirmek için çok çaba sarfettiği tüm eylemlerin aslında ne kadar doğru ve gerekli olduklarını şimdi AB üyesi ülkelerde örneğin Belçika ve Fransa'da hep beraber izlemekteyiz.

Bizi PKK terörüne karşı yalnız bırakanlar hatta teröre karşı mücadelemizi engellemeye çalışanlar bugün kendileri terörün hedefi olduklarında aldıkları önlemlerle Türkiye'yi “sollayıp geçtiler”! Hem de “özgürlükler” söz konusu olduğunda “demokrasi ve özgürlükler kalesi” AB'nin üyesi ülkeler olarak!

Türkiye'nin haklılığı sürekli ortaya çıkmakta. Maalesef bu gerçeğin görülmesi süreci hep uzun sürdüğünden can ve mal kayıpları ise artmakta.

İşte Suriye örneği! Suriye'nin eli kanlı diktatörü Esad hakkında Türkiye tüm dünyayı uyarmıştı! Suriye'de devlet terörü çok can aldı! Şimdi ise daha da tehlikeli bir halde bir çok insanın canına mal olmakta ve mülteci sayısının artmasına neden olmakta.

Son günlerde Esad'ın terörist askerleri maalesef Rus uçakları desteğinde ve PKK ile PYD terör örgütleri ile de işbirliği yaparak DAEŞ terör örgütü ile savaşmakta olan Türkmenlere saldırmaktalar!

Suriye'de DAEŞ, PKK, PYD ve Esad'ın devlet terörünün hedefi olan Türkmenler çok zor durumda! Şimdiden yüz bine yakın Türkmen göçmen canlarını kurtarmak ümidiyle Türkiye sınırı önünde beklemekteler!

“DAEŞ ile savaşıyor” yalanının arkasına saklanarak PKK ve PYD terör örgütlerine destek veren Avrupalı “dostlarımız” başlarını kumdan çıkarmalı artık!

Türkiye ile işbirliği yaparak DAEŞ, PKK, PYD ve Esad devlet terörüne karşı mücadele verilmediği takdirde AB ülkelerinde daha çok “özgürlüklerin” feda edilmesine tanık olacaklarından en ufak bir şüphemiz yok!

AB artık Türkiye'nin bu kanlı Ortadoğu coğrafyasında tek gerçek müttefiki olduğunu anlasa çok iyi olacak!

  YORUM YAP / YORUM OKU
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS