Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Boş yerleri dolduralım mı?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Hayat boşluk kabul etmez derler.

Boşluk olmayan bir yere yenilerin konulması da söz konusu olmaz. Önemli olan boş kalan veya boşaltılmış yerlerin ne ile veya niçin doldurulduğudur.

Hayatın her safhası; ister eğitimle ister fıtratla ilintili olarak mutlaka bir şekilde doldurulabilir. Bunların tabula rasa kavramıyla yola çıkılarak tartışılmasına dair bir şeyler paylaşmak istemiyoruz. Asıl üzerinde durulması gereken şey, insanın boşluk kabul etmeyen hayatta; anlamsız, boş bilgi ve işlerle doldurduğu dünyasını nasıl yararlı hale getirebiliriz sorusunu sormak veya sorgulamak istiyoruz.

Bilgilerin temiz ve vazgeçilemez bilgi kaynaklarından mahrum bırakıldığı bir eğitim anlayışı ve düşünce hayatında; zaman içinde bu yolları ele geçirmiş bazı haramilerin teslim aldıkları beyinlerle veya hayatlarla, eşkıyanın dünyaya hükümran olması gibi hayatımıza tasallut eden güçler haline gelmesi düşündürücüdür.

Düşünmenin, hikmetin ve basiretin kalmadığı bir zeminde ortaya çıkacak ürünlerin de; insana, hayata, erdemlere dair bir tarafta olması düşünülemez. Olacak olan; sadece birilerinin kapitalizmin tüm işleyişi ile kendisi veya ideolojisi için kazanç kapısı haline getirilmiş bir eğitim dünyasından bahsetmek, kaçınılmaz sona gidişimizin göstergesi olacaktır.

İnançlı ve inançsız iyi niyetli herkesin durumdan ve gidişattan şikâyetçi olması çok bir şey değiştirmese de ,bir şekilde sesin ilgilisine duyurulması için daha hangi yolların kullanılması gerektiğini araştırmaktan başkaca bir çaremiz kalmasa gerektir.

Herkesi yeniliğe veya çağdaşlığa kendince ,kendini aday gösterdiği dünyada; sadece tribünlere oynarcasına açılan okul ve üniversite sayısıyla gelişmeleri takip etme yanlışlığı, içi boş diplomalı cahillerin arzı etmesinden başka bir işe yaramayacaktır..

Okulun açılması cehaleti ortadan kaldırmak için tek önemli, unsur mudur diye de sormadan edemiyoruz.

Açtığı okulun cinsi ne olursa olsun; sayısının artmasıyla daha çok kıymetsiz hale getirilmesi sanki doğru orantılı hale gelmiştir. Açılan okulların veya üniversitelerin ancak aklı başında bunu memuriyet ve akademik kaygıların ötesinde, ölüm kalım meselesi olarak değerlendirmeyi beceremeyen ellere teslim edilmesi; hayatın içinde başka boşluklar oluşmasına ve farklı niyetli bir takım gruplara veya şahıslara meydanın bırakılmasını ortaya çıkaracaktır.

Çok bilgi vereceği düşünülen bir eğitim mantığı içinde pratikteki hedeflerini tespit ederken; alacağı ücrete göre değerlendirmeye çalışanlara prim verilmesinin, artık ödüllerin bile harcanabilir cinsten olmasını yeğleyen uzantılarının olması da kaçınılmazdır.

Hayatın hangi alanında olursa olsun; meydana gelen boşlukların bilgi ve boş anlayışlarla doldurulması, zaman içinde işlevsiz bir eğitim anlayışıyla ülkenin en güzel beyinlerinin sömürgecilerin ellerine teslim edilen cevherler olmasına engel olamamıştır.

İnsanın beyni, hayatı, erdemleri, değerleri dolmuş gibi algılanarak; boş yer kalmasın mantığıyla doldurdukça kıymet kazanacak bir durumda değildir. Boş yerleri dolduralım diyerek daha çok kazanmayı düşünen dolmuş şoförlerinin dolduruşlarına gelmemek için; bir kere daha durun bir nefes alın ve yeniden değerlendirin yaptıklarınızı, hedeflerinizi veya çektiklerinizi demek gerekir.

Eğitilen insanların kendi akıllarını kullanmak yerine; tespit edilen yerel tanrıcıklar vasıtasıyla, mahallinde teslim alınan güçler haline, sonucun önceden belirlenen projelere göre sonuçlanmasını asla ortadan kaldıramayacaktır.

Geleceğe dair ufkunu kapatarak başkaları tarafından hazırlanan projelere teslim edilmiş hayatların sahibi olmak; hem ucuz ve zahmetsiz hem de çok alkış toplayan nitelikte işler arasında kabul edilmesiyle, artık başkaları için bir şeyler yapılmasıyla övünen veya dünyada geçimliklerini sağlayan varlıklar haline dönüşmeye sebep olacaktır.

Zor da olsa yaşadığı kimliğe ve sorumluluklara sahip çıkanlar; mutlaka sonucunda kimseye mahkûm olmamamın bedelini, kimi zaman canlarıyla ödeseler de, sonunda olacak olan ölümden sonrasında onurla sonsuza değin yaşamayı tercih etmenin bedelini ödemekten başka bir şey olmayacaktır.

Boşlukların olması kaçınılmazdır. Önemli olan ortaya çıkan boşlukların sağlıklı bilgi ve eller tarafından hayata, erdemliliğe ve insan olmanın güzelliklerine katkı sağlayacak nitelikte olabilmesidir.

Aman boşluk olmasın diyerek anlamsız şeylerle; hayatın, beynin doldurulmasının da anlamsızlığı ortadadır.

Hayata tekabül etmeyen bilgilerin ve kariyerlerin fanteziden öteye geçmeyeceğini bir kere daha fark etmekte fayda var sanırız.

Çünkü olması gereken yerde olamayan insanın, bilginin ve imkânın çok kötü sonuçları tetikleyen olması felaketlerin ilk adımı olma özelliği taşıdığını akıldan çıkarmamak gerekir.

Aşık Sümmani Baba der ki;

Cahil meclisinden firar eyledim, Arif meclisinde karar eyledim. Kim ki meth ettiyse zarar eyledim, Beni tan edenden ticaretim var.

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS