Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Sezgi Kaya

Bir Çanakkale hatırası

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

“Merhaba Değerli Okurlarım,

Bugün sizlerle zaman zaman beni hüzünlendiren bana ve aileme ait olan bir Çanakkale gezi hatırasını paylaşmak istiyorum. Bundan yıllar önce ailemle birlikte bir yaz tatilinde sosyokültürel bir gezi yapmaya karar verdik ve rotamızı bizi biraz hüzünlendiren biraz da mutlu eden Çanakkale'ye çevirdik. Çanakkale'ye bir gezi turuyla birlikte gittik ve bu Tarihi Çanakkale gezimizde zaman zaman duygulandık zaman zamansa anlı şanlı geçmişimizle iftihar ettik. Birçok Çanakkale şehidimizin mezar anıtının bulunduğu Çanakkale Şehitler Anıtını gezdik ve o duygusal atmosferde ister istemez gözyaşlarınıza hakim olamadık, hüzünlendik. Daha sonra “Seyit Onbaşının” heykelini gördük ve onun o duygusal, yürek yakan yaşamını da öğrenmiş bulunduk. Bu duygusal ve tarihi anekdotu sizlerle de paylaşmak isterim:

“Seyit Onbaşı malumunuz Çanakkale Savaşının en unutulmaz sembollerinden biridir. Yaşadığı dönemde geçimini ormancılık yaparak sağlamıştır. Çanakkale Savaşının yaşandığı cephelerden birinde Türk milletine bu savaşta destek vermek için Seyit Onbaşı da cephede düşman askerleriyle mücadele etmektedir . O sırada önünde savaş cephesine gönderilmek üzere hammaddesi demirden yapılan ağır savaş topları bulunmaktadır. Bu ağır savaş toplarından birini Seyit Onbaşı kendi cüssesine hiç aldırış etmeden tamamen iman gücüyle mucizevi bir şekilde kaldırır ve karşı mevzilerden birine gönderir. Seyit Onbaşının bu kadar ağır bir savaş topunu pek de iri olmayan cüssesiyle nasıl kaldırabildiği savaştaki diğer askerler tarafından şaşkınlıkla ve hayranlıkla karşılanmıştır. Ama neticede Seyit Onbaşı bu ağır savaş topunu tamamen iman gücüyle kaldırmış ve karşı cepheye göndermeyi başarmıştır. Aradan belli bir zaman geçmiştir ve nihayet Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde şanlı Türk ordusu Çanakkale Savaşından zaferle dönmüştür . Bu mutlu havadis Türk milletini tarifsiz bir sevince boğmuştur. Bununla birlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale Savaşında ağır bir topu mucizevi bir şekilde kaldırarak savaş cephesine gönderen Seyit Onbaşının namını duymuştur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Seyit Onbaşı ile bizzat tanışmak ister. Ve bu tanışma gerçekleşir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu tanışma esnasında Seyit Onbaşı ile sohbet eder. Atamız bu kadar ağır bir topu nasıl kaldırabildiğini kendisine hayretle sorar.

Seyit Onbaşı ise bunu nasıl başarabildiğini bilmediğini ve bu hadisenin tamamen iman gücüyle olabildiğini söyler. Atamızın yanındaki basın mensupları ise Seyit Onbaşının fotoğrafını çekmek amacıyla tekrar ağır savaş topunu kaldırmasını ister. Seyit Onbaşı ne kadar uğraşırsa uğraşsın maalesef bunu başaramaz. Bunun üzerine göstermelik bir savaş topu getirilir ve Seyit Onbaşı o göstermelik topla birlikte deklanşörlere tarihi pozunu verir. Son olarak bir Çanakkale anısı daha paylaşmak istiyorum, sizlerle. Diğer bir Çanakkale hatırası ise şöyle anlatılır , yine Çanakkale Savaşlarının yaşandığı dönemde düşman askerleri sıhhiye çadırlarını acımasızca vurmaktadır, hasta askerlerimizi ve dönemin sıhhi ekiplerini yaralamaya ve tabir – i caizse şehit etmeye çalışmaktadır. . Böyle acımasız hukuki bir savaş içerisinde yaralı Türk askerlerimiz sıhhi çadırlara sedyelerle birlikte yara bere içinde getirilmekteydi. Sıhhi çadırlarda yeteri kadar morfin (ağrı kesici) maalesef yoktu. Bu sebeple bütün yaralı askerlere morfin maalesef enjekte edilemiyor sadece durumu ağır olanlara morfin enjekte edilerek onların tedavileri ağrı kesiciler sayesinde kolaylıkla sağlanıyordu ve bu askerler hızla iyileştirilerek yeniden cepheye gönderiliyordu. Böyle bir durumda Doktor Tarık Nusret yaralı askerleri tedavi ederken cepheye savaşta yaralı düşen kendi oğlu da getirilmişti. Oğlunun muayene eden Doktor Tarık Nusret oğlunun durumunu çok ciddi olmadığı için ve morfin de zaten az sayıda bulunduğu için kendi oğluna morfin enjekte etmeyi reddeder ve kendi oğlunun tedavisini diğer ağır yaralı askerler için erteler. Birkaç saat sonra kendi oğlunun tedavisini yapmak istediğinde askerler ona kendi oğlunun şehit düştüğünü söyler. Doktor Tarık Nusret ise gözyaşları içinde şehit oğluna dönerek : “Affet oğlum o morfin senin hakkın değildi” der. Bu acı hatıraları gezi turunun rehberinden dinleyerek oldukça hüzünlendik. Çanakkale Şehitler Anıtını ise gözyaşlarıyla ziyaret ettik. Çanakkale'nin meşhur Aynalı Çarşısını ailemle birlikte ziyaret etme fırsatı buldum ve merkezdeki sembolik Truva Atı heykeli ile de hatıra fotoğrafları çekilerek geziye son vermiş bulunduk. Çanakkale gezimizde dinlemiş bulunduğum bu kederli ve duygu yüklü Çanakkale hatıralarını ve Çanakkale gezi hatıralarımı sizlerle bugünkü köşe yazımda paylaşmış bulundum. Böylelikle hem Çanakkale şehitlerimizi yad etmiş bulunduk hemde biraz hüzünlenmiş olduk hep birlikte . Atamızın 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Savaşında Türk askerlerine hitaben :

“Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum! “ sözünü de bu vesileyle hatırlatmış olayım. Bizler ne yaparsak yapalım asla Çanakkale Savaşında mücadele eden başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları olmak üzere tüm mücadele eden Yüce Türk milletimizin hakkını asla ödeyemeyiz. Onlara yürekten minnettarız. Nasıl ki Atamız önderliğinde verilen nice savaşlarla Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu ve Atamız bu Türkiye Cumhuriyeti Devletini bizlere emanet etti bizler de Atamızın emanetine, vatanımıza ve milletimize gözümüz gibi bakacağız ve Atamızın emanetine canımız pahasına da olsa sahip çıkacağız. Ne demişti 29 Ekim 1923 ‘te Cumhuriyet ilan edilirken Atatürk :
“Ey Yükselen Nesil! İstikbal sizsiniz! Cumhuriyeti biz kurduk, sizler yaşatacaksınız” demiştir. Bu duygu yüklü Çanakkale gezisi hatırası ile de bu seferki köşe yazımı burada sonlandırmak istiyorum. Sizlere sevgilerimi gönderiyorum. Bir sonraki köşe yazımda görüşmek üzere. Esen kalın. Hoşça kalın. “

SEZGİ KAYA

  YORUM YAP / YORUM OKU
SEZGİ KAYA DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS