Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Başkonsolosun casusluk sanıklarına sempatisi

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Geçtiğimiz Sali Günü Brüksel'de bir kez daha yüreğimiz kan ağladı.

Terör yine alçakca saldırdı ve masum insanları katletti. Salı günü Brüksel'deydim. DAEŞ terör örgütünün Brüksel havaalanını ve ardından Malbeck metro istasyonunu hedef aldığı sıralarda ve sonrasında yaşadıklarım aslında bana hiç yabancı değildi.

Bir kez İstanbul'da teröristler Sultanahmet'te masum insanları katlettiklerinde ve ardından Ankara'da iki kez masun insanlar bir akşam saatinde otobüslerde ve duraklarda teröre kurban olduklarında bu iki kentimizde neler hissettiysem Brüksel'de de aynı şeyleri hissettim. Tüm İstanbullular, Ankaralılar ve Brükselliler gibi. Belki de onları en iyi anlayan Parislilerdir.

Son iki yıldır terör çok sayıda insanımızı katletti.

Paris'te iki kez, Ankara'da üç kez, İstanbul'da iki kez, Brüksel'de ve daha bir kaç kentte yaşamak zorunda kaldığımız terör saldırıları sonrası “terörü lanetledik”, birbirimize “başsağlığı” diledik ve yaralılara “şifalar diledik”.

Hatta terör saldırıları sonrası bile terör kurbanları için aynı hassasiyeti göstermeyi beceremeyen bir AB yaşadık.
Paris'te iki kez gündeme gelen terör saldırıları sonrası tüm dünyada ama özellikle Avrupa'nın her köşesinde kurbanlar için etkinlikler gündeme geldi. Brüksel'deki saldırlar sonrası yine aynı şekilde tüm AB başkentleri matemdeydi. AB genelinde gazetelerin birinci sayfaları “kapkaraydı”.

Türkiye'de de! İlk saldırı sonrası Paris'e bizzat Başbakanımız Ahmet Davutoğlu ile birlikte giden heyetteydim. Türkiye, Türk kamuoyu ve medyası Brüksel'de olanlar ardından da tüm dünya kamuoyu ile birlikte yas tuttu. Çünkü en iyi biz Türkler biliriz “teröre kurban vermenin acısını”. Yıllardır her türlü terör örgütüne karşı mücadele veren Türkiye belki de bu açıdan dünyanın tek ülkesi. Sadece DAEŞ terör örgütüne karşı değil aynı zamanda DAEŞ'ten çok daha tehlikeli olan PKK terör örgütüne karşı da savaşan ülke Türkiye.
Ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bir kez daha Brüksel'in ardından yaşadılar “çifte standartın” ne anlama geldiğini.

Paris ve Brüksel sonrası AB ülkelerinde gösterilen dayanışma hiç bir zaman İstanbul ya da Ankara sonrası yaşanmadı.
Demekki bazı AB ülkelerinde teröristlere “iyi” terörist” ya da “kötü terörist” diye farklı muameleler yapıldığı gibi terör kurbanları da “hristiyan ülkede ölenler” ve “müslüman ülkede ölenler” diye farklı uygulamaya tabi tutulmaktalar. Bu durum başka nasıl açıklanabilir?
“Biz Parisiz” ya da “biz Brükseliz” olduk hep birlikte! Ama “biz Ankarayız” ya da “biz İstanbuluz” olamadık hiç bir zaman.
İşte asıl sorun da burada!

AB ülkeleri olarak yas tutarken bile dayanışmamızı paylaşamıyorsak o zaman terörizmle savaşta işbirliği yapamamıza da şaşırmayalım. AB ülkeleri eğer Türkiye ile işbirliği yapmış olsalardı belki ikinci Paris katliamı ve eminim ki kesinlikle Brüksel'de bir hafta önce Salı günü yaşadıklarımız engellenebilirdi. Terörizmle mücadele konusunda en deneyimli Avrupa ülkesi olan Türkiye'nin bugüne kadar AB ülkelerine iade ettiği teröristler eğer sırf Türkiye ile işbirliği yapmamış olmak için AB ülkelerinde serbest gezebiliyorsa bu işte bir yanlışlık var.
Bazı AB ülkelerinin terör konusunda Türkiye ile işbirliğinden kaçınması en çok masum insanların zarar görmesine neden oluyor!
AB'nin bazı ülkelerinin artık Türkiye'ye bakışını değiştirmesinin zamanı geldi de geçiyor. Türkiye bir çok AB ülkesi ile kıyaslandığında demokratik özgürlüklerin terörle en sert mücadelenin verildiği zamanlarda bile daha fazla yaşandığı bir ülke. Eğer Türkiye demokratik bir hukuk devleti olmasaydı AB Türkiye ile sığınmacılara yönelik bir anlaşma yapamazdı.

Peki öyleyse sığınmacılar söz konusu olduğunda Türkiye ile anlaşan AB'nin bazı ülkelerinin Türkiye'ye yönelik bazı tavırları niye?
En az DAEŞ terör örgütü kadar tehlikeli olduğunu bildikleri PKK terör örgütü ile mücadelede yalnız bıraktıkları ve desteklemedikleri Türkiye aynı zamanda bir NATO üyesi olarak onlarla aynı kaderi paylaşmakta.

NATO üyesi Türkiye'ye karşı yapılan casusluk başka NATO üyesi ülkelerin Türkiye'deki diplomatik temsilcileri tarafından destekleniyorsa bunu nasıl açıklamamız gerekir? Türkiye'ye karşı casusluk özünde NATO'yu da tehdit eden bir suç değil midir?
NATO partnerleri arasında casusluk konusunda bir dayanışma olmayacaksa hangi alanda olacak?

Ancak maalesef öyle olmadığını gördük.
Son aylarda terör eylemleri sonrası tüm basın etiği kurallarını ayaklar altına alarak ve kurbanlara büyük saygısızlık yaparak parçalanmış insan bedenleri birinci sayfadan sergileyerek DAEŞ ya da PKK terör örgütlerinin eylemlerinin korku salması için özel bir çaba veren Cumhuriyet Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi “MİT TIR'ları davası” 24 Mart 2016 günü için hakim karşısına çıktı. Özellikle Can Dündar Türkiye'nin teröre karşı mücadelesine zarar verici propaganda faaliyetleri ve casusluk gibi suçlardan yargılanmakta.
Bu şahıs suçludur ya da değildir. Bilmiyoruz. Ancak zanlı! Aleyhine olan deliler nedeniyle de hakim karşısında.
AB'de hukuk devletlerinde bir kural vardır. Yürümekte olan davalara müdahale edilmez. Bu gerçekten bir tabudur. Doğrudur da! Ancak İngiltere İstanbul Başkonsolosu Leigh Turner ve Fransa İstanbul Başkonsolosu Muriel Myriam Domenach ve diğer yabancı misyon temsilcileri davayı izlemek için değil sanıklara destek olmak için adliyedeydiler! Bu başkonsoloslar “davaya müdahale edilmemesi” gerektiğini bilmiyorlar mıydı? Tam tersine çok iyi bildiklerinden eminiz!

Davayı izleseler garip bulsak bile lafımız olmazdı. Söz konusu dava NATO müttefiki Türkiye'ye karşı bir casusluk davası! Ayrıca diplomatik nezaket gereği illa izlenmesi gerekiyorsa bunu alt düzey bir diplomat da yapabilirdi. Ancak en başta İngiliz Başkonsolosu Turner olmak üzere bu iki başkonsolos ve bazı başka AB ülkelerinin diplomatları sanıklarla fotoğraflar çektirerek sanıkları yani “casusluk zanlılarını” desteklediklerini kamuoyuna açıkladılar.

Uzun yılardır İstanbul'da görev yapan ve başkonsolos olmadan kendisini başka görevde de şahsen tanımış olduğum Sayın Leigh Turner neredeyse “Cumhuriyet gazetesinde yayın politikasını belirleyen biri” gibi hepimizi hayretler içinde bırakan bir çoşkuyla Can Dündar isimli sanık ile birlikte selfiler çekerken acaba İngiltere'nin verdiği özel bir görevi mi yerine getirmekteydi?

Türkiye'de insanlar özellikle İngiltere İstanbul Başkonsolosu Leigh Turner'i nefretle izlediler.
“Casuslukla” suçlanan bir sanığa yönelik desteğini de “acaba bu Can Dündar İngiliz ajanımı” diye yorumlamaktan geri kalmadılar.
Şimdi soruyorum size: Türkiye'ye karşı casusluk yaptığı iddiası ile yargılananlara destek veren AB üyesi ülkelerin diplomatlarını gören Türkiye kamuoyu AB'ye karşı hangi duyguları besler?

Terör ile mücadele olduğunda Türkiye ile işbirliğine yanaşmayan, terör kurbanları anılırken kurbanlar Fransız ya da Belçikalı ise anan ama Türk olduklarında kayıtsız kalan ve Türkiye'ye büyük zararlar veren casusluk faaliyetleri ile suçlananlara destek veren bazı AB ülkeleri hangi yüzle Türkiye'yi eleştirebilmekteler çok merak etmekteyim.
Kendi ülkelerinde cesaret bir edemeyecekleri hukuk devleti tabularını Türkiye'de çiğneyen İngiliz, Fransız ya da Belçikalı diplomatlar aslında AB'nin Türkiye söz konusu olduğunda uyguladığı çifte standartı çok açık bir şekilde teşhir etmiş oldular.
Yazık!

  YORUM YAP / YORUM OKU
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS