Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Hacı Ahmet Ünlü

Başarıya ulaşmak

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Rahmân ve Rahîm olan ALLAH Subhânehû Ve Teâla nın ismiyle Hamd Alemlerin Rabbi olan ALLAH Subhânehû Ve Teâla ya mahsustur. Ona hamd eder Ondan yardım ve mağfiret dileriz.
Başarıya ulaşmanın yolu, başarıya ulaşmış insanları taklit etmekten geçer… Bu, insanlığın kollektif akıl, tarihi tecrübeyle vardıkları bir hakikattir. Kendinden önce var olan tüm hayırları kendinde toplayan ve kemale erdiren İslam da bu hakikate işaret etmiştir. İslam'ın en açık ve dikkat çekilen kavramlarından biri ‘İttiba' kavramıdır. En açık ve bariz yasaklarından biri de ‘İbtida' kavramıdır. Toplumlar dünya ve ahiret saadetini, İslam'ın model olarak ortaya koyduklarına tabi olarak elde edecek, iki dünyanın hüsranı ise, bu modelleri bırakıp yeni modeller üretmek ve onlara tabi olmakla ‘bidat' ortaya çıkacaktır.
“Muhakkak sizin için ALLAH Rasûlü'nde güzel örneklik vardır.”
(33/Ahzap Suresi Ayet 21)
“İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ve onlara ihsan üzere tabi olanlar var ya, ALLAH onlardan razı olmuş, onlar da ALLAH 'tan razı olmuşlardır. ALLAH onlara içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.”
(9/Tevbe Suresi Ayet 100)
İki ayette gayet açıktır. Ahiret yurduna ALLAH 'ın subhanehu ve teâlâ rızasına ve altından ırmaklar akan cennetlere tabi olanların yolu çizilmiştir. Onlar Allah Rasûlü'nü sallallahu aleyhi ve sellem ve ona arkadaşlık eden sahabeyi örnek alacak ve onlara ihsan üzere tabi olacaklardır. Hatta bu o kadar önemli bir meseledir ki, amellerin kabul şartıdır. Bir insan yaptığı amellerin kabul olmasını istiyorsa önce niyetini ıslah edecek sonra amelini, model ve üsve-i hasene olana benzetecektir. Aksi halde yaptıkları salih amel değil, ateşe yaslanacak yorgunluk olarak isimlendirilir.
“Kimin yaptığı amel bizim yaptığımız üzere değilse o merduttur (reddedilmiş, kabul edilmemiştir).”
(Buhari) hadis-i şerifi
Hadisi bu hakikati anlatır. Bugün herkes çözüm arayışındadır. Oysa bu arayış başlangıç itibari ile anlamsızdır. Çünkü çözüm alemlerin Rabbi olan Allah subhanehu ve teâlâ tarafından konmuştur ve hiçbir kapalılık söz konusu değildir. Bir toplumun ihya ve inşası, ancak belli bir yol izleyip, ihya ve inşa olmuşlara tabi olmaktan geçer. Bu arayışın temeli ‘Neyi örnek almalı?', ‘Hangi metodla ihya olmalıyız?' şeklinde olmamalıdır. Çünkü bu söz götürmeyecek kadar açıktır. Asıl sorun; ‘Acaba bu örnekliği günlük hayatımıza nasıl aktarmalıyız?' şeklinde olmalıdır.
İmam Malik rahimehullah:
‘Bu ümmetin sonu ancak başının ıslah olduğu şeyle ıslah olur. O gün din olmayan bugün de din değildir.' diyordu.
Bize düşen, kaynaklar üzerinde laf kalabalığı yapmak değildir. Çünkü ma'lumun i'lamıdır. Asıl vazifemiz o modelleri ihya etmek ve onlar gibi yaşanabileceğini göstermektir. İnsanlığı bunalımdan kurtaracak yol da budur. ‘Örnekleri güncellemek' ve hayatın içinde yaşanılırlığını ortaya koymaktır.
Bugün en zorlu ve önemli vazife, birilerinin insanlığa pratik ve hal diliyle problemin aslını göstermesidir. Mesele modelin ne olduğu değildir, mesele modelin güncellenmesi yani yaşanılan hayata uyarlanmasıdır. Bu meseleyi bazı misallerle aydınlatmak daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
Bugün Müslüman bir bayan Hatice radıyallahu anha annemizin hayatını öğreniyor. Bu bacımızın Hatice radıyallahu anha annemizi örnek alması için, uzlete çekilmiş, korkarak eve gelen ve ‘Beni örtün' diye titreyen bir kocaya, onun da ‘Hayır, vallahi' diye başlayan bir cümle kurmasına gerek yoktur. Hatice radıyallahu anha annemizi örnek almak için bu olayların yaşanmasını beklemek, onu sözde model kabul edip, özde yüz çevirmektir.
Bugün bir kadının eşine ‘ALLAH Subhânehû Ve Teâla seninle olsun, hiçbir şeye ihtiyacımız yok, sen bizi düşünme, Müslümanlar içinde sana ne düşüyorsa onu yap. Ben bu evin bekçisi olur geride kalanları muhafaza ederim.' demesi, Hatice radıyallahu anha modelini ihya etmektir.
Eşinden sürekli isteklerde bulunup, onu dünyaya sevk eden, korku ve endişeler üretip, onu İslamî çalışmalardan alıkoyan bir kadın, Hatice radıyallahu anha annemizi gözleri yaşlı dinlese de, bu ona fayda vermeyecek, bilakis vebal olacaktır.
Eğer bir bacımız cennet saadetini istiyorsa yol bellidir. Rıza-ı ilahi ve cennet, bu öncülere tabi olmakla elde edilebilir. Onları model olarak ihya etmeli, yaşadığı hayata uyarlamalıdır.
Bir genç kardeşimiz Mus'ab'ın radıyallahu anh hayatını öğrenince duygulanabilir veya Usame bin Zeyd'in radıyallahu anh henüz 18 yaşında sahabeye komutan seçilmesi onu heyecandırabilir. İbni Abbas radıyallahu anh ve İbni Ömer radıyallahu anh daha çocuk denecek yaşta fakihleşmeleri ve büyük sahabelerin onlara soru sormaları ilim aşkı uyandırabilir.
Bu duygular olması gereken duygulardır, ancak hayata uyarlanıp, güncellenmeden hiçbir anlam ifade etmez. Günümüzdekilerin bu örnekleri bilmemesi, -ancak ALLAH 'ın rahmet ettikleri müstesna- böyle gençlerin azlığı, bundandır.
Bir gencin Mus'ab olması için zengin bir anne, dolaplar dolusu elbise, Medine'ye görevli yollanmaya ihtiyacı yoktur. Bir genç; evlilik ve iş hayallerini bir kenara bırakıp, ALLAH 'a subhanehu ve teâlâ dönmekle çağın Mus'ab'ıdır. Emir sahiplerinin önünde diz çöken ve ‘ALLAH yolunda her işe hazırım' diyebilmesi, onu Mus'ablaştırır. Diliyle ve amelleriyle olgunluğu, hayata dair değil cennete dair program ve hayallerinin olması, onu ALLAH 'ın subhanehu ve teâlâ razı olduğu gençlerden kılacaktır.

  YORUM YAP / YORUM OKU
HACI AHMET ÜNLÜ DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS