Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Barış ve insanlık onuru için Kudüs’e sahip çıkmak zorundayız

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Kudüs kenti, ABD'de Trump'a yüklü seçim bağışı yapan bir grup iş adamının keyfi için “sadece İsrail'in başkenti ilan edilerek” harcanamayacak kadar çok önemli, değerli ve kutsal bir kent. İsrail'i günümüzde yönetenlerin sürekli hatalar yapmasına alıştık artık. Ancak ABD'nin İsrail vatandaşlarının büyük bir çoğunluğunun bile doğru bulmadığı bir karar alarak tüm dünya kamuoyu tarafından yıllardır haklı olarak eleştirilen İsrail Başbakanı Benjamin Netanjahu'yu desteklemesi zaten sorunlu olan bölgeyi iyice karıştırdı.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanjahu bugüne kadar ne İsrail'in çıkarları ne de bölgede kalıcı barış için tek tutarlı bir adım atmadı. Bu gerçek İsrail'i en fazla destekleyen bazı AB üyesi ülkelerin politikacıları tarafından da mümkün olduğu kadar “diplomatik ve kibar” bir dille sürekli dile getirildi. Trump seçim vaadi olarak söz verdi diye “sorumsuzca” ABD Büyükelçiliği'nin Telaviv'den Kudüs'e taşınması kararı aldığında bunu tek kutlayanlar da Netanjahu ve onu destekleyen aşırı sağcı radikal barış karşıtı İsrailli gruplar oldu. Buna karşın en başta İsrail'in çıkarları içinde bölgede kalıcı bir çözümü ve iki devletli bir barışı savunan İsrail vatandaşları ve dünyanın bir çok ülkesinde yaşamakta olan museviler olmak üzere tüm dünya kamuoyu sert tepki verdi ve vermeye devam ediyor.

Çünkü Kudüs hristiyanlar, müslümanlar ve museviler için hiç bir “yanlış politikaya” kurban edilemeyecek kadar önemli bir kent. Kudüs'ün bu insanlık adına ve bölge barışı için çok anlamlı ve çok özel olan konumunu bozan tüm dengeleri altüst eder. Bu nedenle daha düne kadar hiç bir ABD Başkanı bu konuda Trump'ın imzaladığı kararı imzalamadı. ABD'nin bundan önceki tüm başkanları dünya barışı için taşıdıkları sorumluluğun bilincinde davrandılar. En azından Kudüs söz konu olduğunda doğru tavır aldılar.

AB'de bu konuda net. Bunu geçen hafta büyük beklentiler ile Brüksel'e gelen İsrail Başbakanı Netanjahu'da anlamış olmalı. AB dış işleri bakanları kendilerini “Kudüs konusunda” ikna edebileceğini sanan Netanjahu'ya Kudüs'ün tek başına İsrail'in başkenti olamayacağını belirttiler. AB, Kudüs'ün iki devletli bir çözüm durumunda hem Filistin'in hem de İsrail'in başkenti olabilmesi dışında bir alternatifi kabul etmeyeceğini bir kez daha ortaya koydu. AB'nin bu konudaki net duruşu çok değerli.

ABD ve İsrail dışında neredeyse tüm ülkelerin tepki verdiği bu durum bizleri aldatmamalı. ABD ve İsrail'de bu kararı alanlar böylesine tepkilerle karşılacaklarını hesapladıklarından zamana oynamayı planlıyorlar. ABD'nin Telaviv'deki büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması en azından iki yıllık bir süreç anlamına gelmekte ve bu sayede yavaş, yavaş bir “oldu bitti” planlanmakta.

Ancak bu hesap tutmaz. İsrail'in bugünkü hükümetinin acımasızca zulmettiği Filistinliler bu oyuna izin vermeyeceklerini sergilemekteler. Filistinlilerin haklı direnişini kırmak ise neredeyse imkansız. israil askerleri tüm dünya kamuoyunun gözleri önünde on - altı yaş grubundaki çocukları bile linç edercesine yakalayıp hapishanelerde tıksalar bilinmese gereken gerçek Filistinlilerin Filistin'in başkenti olan Doğu Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak hiç bir zaman tanımayacakları. Tüm İsrail, Filistinliler için bir hapishane zaten. O nedenle onların direnişini “askerler ve hapishaneler” ile kırmak imkansız. Bu da bu karar geri alınmadığı sürece bölgede çok kan döküleceği ve çok sayıda insanı yitireceğimizi gösteriyor. Bu engellenmeli. İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarında daha fazla insanın ölmesine izin vermemeliyiz. Yeter artık. Yanlış politikalar yüzünden masum Filistiniler ve museviler yaşamlarını yitirmesinler.

Türkiye bu konuda büyük bir sorumluluk üstlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aynı zamanda dönem başkanlığını yaptığı İslam İşbirliği Teşkilatı'nı (İİT) Olağanüstü “Kudüs” Zirvesi için dün İstanbul'da bir araya getirdi. 16 devlet başkanı, başbakan ya da kral ve 48 İslam ülkesi temsilcileri İstanbul'da “Kudüs” için toplandılar.

En başta AB olmak üzere tüm dünya 48 İslam ülkesinin yaptığı çağrıyı ve aldıkları kararları desteklemeli. Bu konuda hala bir karar almamış olan ülkeler artık Filistin devletini tanımalı ve Doğu Kudüs'ü Filistin devletinin başkenti olarak kabul etmeli. ABD ve İsrail, Kudüs'ü İsrail'in başkenti yapma planlarıyla dünyada yalnız kalmalı! İsrail ve Filistin'de kalıcı barışın sağlanması ve bölgenin huzura kavuşması için iki devletli bir çözümün sağlanması için atılacak her adım desteklenmek zorunda.

Kudüs'ün kutsiyeti ve tarihi statüsü zarar görmemeli!

Kudüs, dünya barışı ve insanlık için bir sınav haline gelmiştir!

En başta AB ve tüm Avrupa bu konuda daha aktif olmak ve İİT'nin dünkü zirvesinin kararlarını desteklemelidir.

  YORUM YAP / YORUM OKU
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS