Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut Övür

Anaları karşı karşıya getirmek

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Anaların, Diyarbakır HDP il binası önünde devam eden direnişleri öylesine etkili oldu ki, CHP ve İP'in, suçüstü yakalanan ortakları HDP'yi canhıraş sahiplenmeleri, devlet kapısını adres olarak göstermeleri işe yaramadı.
Yaramadı çünkü analar haklıydı ve o haklılık tüm toplumu harekete geçirmeye yetti. Dalga büyüyünce bu kez devreye, darbe dönemlerinin acılarını yaşayan başka başka analar kıyaslaması sokuldu.
Bu pusuda bekleyen PKK ve FETÖ için hatta tek işi Türkiye'yle uğraşmak olan Batı medyası için bulunmaz fırsattı. Anında Cumartesi Anneleri ya da KHK mağdurları üzerinden algı oluşturulmaya başlandı, onlarla ilgili haberler ön sıralara yükseldi.
Bilinçli bu çabanın amacı belli;
Diyarbakırlı anneleri etkisiz kılmak.
Ancak bu artık mümkün değil. Çünkü şimdi hem geçmişle kıyaslanmayacak şiddet ve teröre karşı yürütülen çok yönlü bir mücadele var hem de toplum artık korku yaratanlardan korkmuyor ve sorunların siyasetle çözülmesini istiyor.
Buna şunu da eklemek gerekiyor, Toplum, PKK ve FETÖ gibi terör örgütlerinin arkasındaki ABD gerçeğini de biliyor.
İşte halkın bu gerçekleri bilmesi, sokaktaki inisiyatifi örgütlerden alması, sesini yükseltmesi, şiddet ve terör baronlarını çılgına çeviriyor.
Kimse de bu gerçeği Cumartesi Anneleri'nin arkasına sığınarak örtmeye kalkmasın. Bu noktada vahim olan, CHP ve İYİ Parti gibi "teröre karşı" olduklarını söyleyen kitle partilerinin bu gerçeği görmek istememeleri... Oysa annelerin bu tarihi çıkışı, bütün siyasi partilerin ortak tavır almaları gereken bir durum...
Alın İspanya'daki ETA terör örgütü örneğini. Başta CHP'liler olmak üzere birçok siyasi aktör, hatta kelli felli bazı profesörler ne yazık ki, terör örgütü-sivil parti ilişkisini ya bilmiyor ya da kasıtlı biçimde çarpıtıyor.
Birçok siyasi aktör Türkiye'de demokratik veya insani haklar verilmediği için terörün devam ettiğini savunuyor. Bunun doğru olmadığı İspanya'da görüldü. İspanya'da anayasada özerklik dahil birçok hak olmasına ve daha sonra Sosyalist Zapatero hükümeti "Herkese kahve" sloganıyla her alanda demokrasiyi derinleştirmesine rağmen ETA silahtan vazgeçmedi.
ETA'yı iki şey durdurdu. İlki 1997'de Ermua Belediye Meclis üyesi Miguel Angel Blanco'nun kaçırılıp öldürülmesinden sonra, her terör eyleminde toplumun sokağa dökülmesi... Buna İspanya'da "Ermua Ruhu" deniyor. Bizdeki Diyarbakırlı anaların başlattığı eylem bir yönüyle buna benziyor.
İkincisi de, ETA'ya silahı bıraktırmak için her yolu deneyen ama başaramayan Sosyalist Parti lideri Başbakan Zapatero'nun teröre karşı tavizsiz ve çok yönlü mücadelesine bütün partilerin destek vermesi. Ne yazık ki Türkiye'de siyasi partiler "özel" çıkarları nedeniyle bu noktaya gelmiyor. Onları ortak noktaya belki Diyarbakırlı analar getirir.
Bu sürecin İspanya'da sadece demokratik açılımlarla yürümediği, içeride ve dışarıda terörle mücadele, siyasi kol Herri Batasuna'ya yönelik olarak da "şiddetle arana mesafe koy" çabasıyla uzun yıllar sürdüğü biliniyor. Son noktayı eski Dışişleri mensubu Akın Özçer'i, "Agur, ETA Artık Yok" kitabında şöyle koyuyor:
"ETA yönetimine ardı ardına darbe vurulmuş ve örgüt diz çöktürülmüştü.
(...) Demokratik Bask ve İspanyol partilerinin birliği ETA'ya silah bıraktırmıştı.
ETA Mücadelesini silahla yürüttüğü için yenilmişti. Ama Franko diktatörlüğüne değil, demokratik hukuk devletine yenilmişti. En büyük hatasını demokrasiye geçişi doğru yorumlamamakla yapmıştı."
Kürt meselesini yaratan CHP, son dönemde bu meseleye kafa yormaya başladı ama bari doğru yerden başlasa.

  YORUM YAP / YORUM OKU
MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS