Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİEĞİTİM YAZARLAR FOTO VİDEO

Hacı Ahmet Ünlü

Allah Subhânehû Ve Teâla'nın ayetleri çok açıktır

Rahmân ve Rahîm olan ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'nın ismiyle Hamd, Alemlerin Rabbi olan- ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'ya mahsustur. O'na hamd eder, O'ndan yardım ve mağfiret dileriz.

ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'nın âyetleri çok açıktır. Böyle yamukluğa yönelmeden samimiyetle, kulluk ve teslimiyet mantığı içinde ona başvuran herkese ALLAH 'ın kitabı hüdendir, açıktır. Ama Kur'an'ın başka yerlerinde görüyoruz ki Rabbimizin bir hikmeti ve biz kulların da imtihanı sebebiyle Rabbimiz kitabında öyle âyetler indirmiş ki o âyetleri bizim havsalamızın alması, duyularımızla algılamamız mümkün değildir. Tabii ilmi tam olan, ilmi eksiksiz olan ve ilmiyle her şeyi kuşatmış olan ALLAH 'tan gelme bir kitabın âyetlerinin tamamının künhüne vakıf olmamız mümkün olmayacaktır. Onun içindir ki bizi bizden daha iyi bilen Rabbimiz zaten bu âyetlerin künhüne ulaşmamızı da istemiyor bizden. Sadece böylece iman edin diyor. İşte cennet, İşte cehennem, işte Zü'l Karneyn (a.s), işte Nuh (a.s), işte Ye'cûc Me'cûc. Bunları bilmeniz mümkün değildir. bildiniz mi zaten imtihanın mânâsı kalmaz. Ama işte size bir namaz, işte bir abdest, işte bir oruç, işte bir zina yasağı, işte fâiz yasağı. Bunları bilin, anlayın, iman edin ve amele dönüştürün diyor.

İşte Rabbimiz böylece âyetlerinin kimilerini sadece imanın konusu olarak, kimilerini amelin konusu olarak, kimilerini kabulün ko¬nusu olarak, kimilerini uygulamanın, pratiğin konusu olarak kabul edin diyor. Bizler kul olarak, bilgisi sınırlı varlıklar olarak hiçbir fitne yoluna yönelmeyerek, hiçbir eğriliğe, sapıklığa, yamukluğa meyletmeyerek Rabbimizin kitabındaki bu âyetlerinin tamamını kabullenmek tamamına inanıp teslim olmak zorundayız.

Hal böyleyken kimileri ALLAH 'ın dinini bozmak için, ALLAH 'ın âyetlerini tahrif etmek için, kitabın âyetlerini kendi hevâ ve heveslerine göre yorumlayarak kendisini, kendi anlayışlarını, kendi hayatlarını din haline getirmek istiyorlar. Farklı anlamlara gelebilecek, yâni şu anda somut olarak insanların gözleri önüne konulabilmeleri mümkün olmayan, gayba ait olan, bilinmesi mümkün olmayan, sadece imanın konusu olan âyetleri, o âyetlere bir çerçeve çizen, o âyetlerin anlaşılmasında temel kriter olan öteki muhkemleri aşarak, ALLAH 'ın muradını taşarak, ALLAH 'ın istemediği bir hayata ruhsat çıkarmak üzerine farklı yorumlama kavgası veriyorlar. Bunların bu tür âyetleri tefsirde söz sahibi olan muhkemlerden nasipleri yoktur. Ya da kimileri bile bile yapıyorlar bu işi.

Kur'an'ın amele yönelik âyetlerini, muhkemlerini insanlar düz anlamak zorundadırlar. Başkası olmaz. Çünkü, Abdest abdesttir, namaz namazdır zaten. Ama bunun dışındaki konuları öyle karıştırıyorlar ki hep fitne arıyorlar. Veya başka durumlar bulmaya çalışıyorlar. Meselâ kimileri önce kendilerini Allah bana önce şunu anlatmalıdır diye şartlandırırlar ve onun cevabını aramak üzere Kur'an'a başvururlar. Yâni şartlı, sınırlı, tahditli özel bir yaklaşım modelidir bu. Peki niye yaparlar insanlar bunu? Yâni neyi hedeflerler bununla?

Ya kendi anlayışlarını, kendi dünya görüşlerini desteklemek için yaparlar bunu, Veya aradıkları sorunun cevabını o tahditte bulmaya çalıştıkları için böyle yaparlar. Meselâ adam demok-ratiktir, lâiktir ama müslümanlığı da elden bırakmamak çabasındadır. Veya feministtir, ırkçıdır, pragmatisttir, faydacıdır veya hüma¬nisttir, insancıdır. “İnsan hakları” “İnsan sevgisi” diyordur. Bunu temel kabul etmiştir. Ama bunu Kur'an'ın da desteklemesi gerekmektedir. “Öyle ya Tanrı bundan başkasını emredecek değildir elbette” diyordur dolayısıyla Kur'an'a işte bu duyguyla müracaat etmektedir ve Allah'ın âyetlerine kendi fikrini söyletmektedir. Yâni âyetleri kendi hevâ ve hevesine göre yorumlamaktadır. Halbuki:
Oysa onların yorumunu ancak ALLAH bilir. Bu kitabın haber verdiği geçmişle ilgili, gelecekle ilgili, yarınlarla ilgili, gaypla ilgili her şeyi bilen ALLAH 'tır. Her şeyin arka planını, perde arkasını bilen sadece ALLAH 'tır. Her şeyin künhünü bilen sadece ALLAH 'tır. Evvelî, evvelin evvelini, ezeli, ezelin ezelini, cenneti, cennet hayatını, cennetteki hûrileri, ğılmanları, ırmakları, köşkleri, cehennemi, cehennemdeki azabı, cehennemin zebanilerini, cehennemin ğassakını, hamimini, arşı, arşı taşıyan, arşı yüklenen melekleri, kürsiyi, yedi kat semayı biz nereden bilebileceğiz ? Bunları bilen sadece ALLAH 'tır. Bütün bu konularda ALLAH bilgisine sahip olmadan kim ne söz edebilecek de? Bütün bunları bilen sadece ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'tır.

Hamd âlemlerin rabbi olan ALLAH Subhânehû Ve Teâla 'ya mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'in, âlinin ve ashabının üzerine olsun.

  YORUM YAP / YORUM OKU
HACI AHMET ÜNLÜ DİĞER YAZILARI

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.




Oyun Yaşam 3.Sayfa Astroloji Sağlık Medya Analiz Kadın Ramazan Kültür Sanat Ajans Dizi Sinema English Gündem Siyaset Spor Ekonomi Seyahat Teknoloji Eğitim Magazin Dünya Özel Haber Sosyal Medya