Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Mahmut Övür

AK Parti’deki enerjinin sırrı

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

inlerce sandık görevlisiyle bir stadyumda "coşkulu" buluşmanın siyasi tarihimizde örneği olduğunu sanmıyorum. Nihayet bunu da Başkan Erdoğan liderliğindeki AK Parti yaptı ve hâlâ Türkiye'nin "en devrimci ve ön açıcı" partisi olduğunu gösterdi.
Hem de 20 yılını iktidarda geçiren bir parti olarak...
NEF Galatasaray Stadyumu'na girişteki düzenliliği, örgüt tecrübesi ve disiplinle açıklamak mümkündü ama bu gerçek, tribünlerdeki coşku ve heyecanı açıklamaya yetmezdi. Tribünlerde futbol izleyicisini de aşan muhteşem bir coşku ve heyecan vardı.
Yaşlısı genci, kadını erkeği farklı etnik ve dini kimliğiyle İstanbul sosyolojisinin her rengi oradaydı.
Deyim yerindeyse AK Partililer tam bir özgüven patlaması yaşıyordu. Bu özgüveni en çarpıcı biçimde İstanbul AK Parti İl Başkanlığı'nın şu sloganı özetliyordu:
"Öyle bir kazanacağız ki hiç kimse kaybetmeyecek..."
Hiç kimsenin kaybetmeyeceği bir seçime hazırlanan AK Parti tabanını, son dönemde ilk kez bu kadar dinamik görüyorum. Bu sonuçta kuşkusuz Başkan Erdoğan'ın küresel liderliğinin, Ukrayna-Rusya Savaşı'nda oynadığı barışçıl rolün, 200 esiri kurtarmasının, içerideki yatırım hamlelerinin etkisi var ama hakkını teslim edelim, İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve ekibi de hayat pahalılığına, çok yönlü muhalefet saldırılarına rağmen iyi çalışmış...
Yanımda oturan İsmail Öz Hoca, o coşku ve kalabalığı görünce şöyle diyor:
"20 yıl iktidarda olan bir partideki bu enerjinin sırrını siyaset uzmanları incelemeli."
Gerçekten de AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın NEF Stadyumu'nda düzenlediği, "İstanbul'un Sözü: Birlik, İrade, Zafer" buluşması incelenmeye değer bir tablo sunuyordu.
Bu tablo yeri geliyor Nâzım'ın, Necip Fazıl'ın veya Ahmet Arif'in şiirleriyle, yeri geliyor Cem KaracaNejat Ertaş veya Kıraç'ın şarkılarıyla kimseyi dışarıda bırakmayan bir renk sentezine dönüşüyordu.
Stadyumdaki coşku ve enerji, Başkan Erdoğan'ın girişiyle de deyim yerindeyse tavan yapıyordu. İşin sırrı da şu sözlerinde saklıydı:
"Biz doğrudan insanımıza gideceğiz. Doğrudan insanımızın gönlüne hitap edeceğiz. Siyaset insanla yapılır. Şayet siyaseti şekillendirmek, medyaya, dedikoduya, sanal mecralara kalsaydı bırakın iktidar olmayı bize bu ülkede yağmurlu havada bir bardak su vermezler, doyasıyla tek bir nefes aldırmazlardı."
Başkan Erdoğan'ın İstanbul teşkilatı ve sandık görevlileriyle stadyumda buluşmasına, tıpkı "Türkiye Yüzyılı" toplantısında olduğu gibi "muhalefet yanlısı" gazeteciler de davet edilmişti. Giderek normalleşen bu tabuyu yıkan çağrıya ne yazık ki çok az gazeteci cevap verdi. Görebildiklerim arasında Nagehan AlçıRuşen Çakır ve Çağlar Cilara vardı. Bir de sonradan medyada gördüğüm Özlem Gürses...
Anlaşılan medya-siyaset arasındaki bu anormal ilişkinin de sonuna gelindi. Kim bilir belki bu hava siyasete de yansır ve kutuplaşma yerine rekabet üzerinden iktidar- muhalefet mücadelesini görürüz.

  YORUM YAP / YORUM OKU
MAHMUT ÖVÜR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS