Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Hilmi Daşdemir

31 Mart Seçimleri Nasıl Okunmalı

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Türkiye 31 Mart 2019 tarihi itibariyle Türk Siyasal Hayatında daha sonra da oldukça tartışılacak olan bir seçim geçirdi.

Neden tartışılacak?

Öncelikle ittifaklarla girilen bir geçim olması sebebiyle tartışılacak. ‘Beka' söylemi ve etkisi ile tartışılacak. Ekonomik problemlerinin yerel siyaseti, yerel seçimleri etkilemesiyle tartışılacak. Sol siyasal söylemin değişimi ve etkisiyle tartışılacak bir süreç olacak.

24 Haziran seçimlerine giderken ve sonrasında, katıldığım birçok televizyon programında ve yapılan ropörtajlarda; ‘'AK Parti açısından 24 Haziran'da problem yok, Cumhurbaşkanı Erdoğan yine ilk turda seçilir. Cumhur İttifakı da gerekli çoğunluğa rahatlıkla ulaşır. Ancak; asıl problem iyi hazırlanılmazsa yerel seçimlerde yaşanır. AK Parti'nin hikayesi Erdoğan'ın hikayesiyle birlikte 1994 yerel seçimlerine dayanır. Yerel seçimlerde özellikle Ankara ve İstanbul kaybedilirse ciddi bir sorgulama veya geri dönüş başlar.'' demiştim.

Erdoğan'ın 1994'ten beri sürdürdüğü yükseliş trendine bakılacak olursa sürekli olarak yükselmiş, hatalarında samimiyet kabullenilmiş ve o günden bu güne gelen süreçte sürekli % 50'nin üzerinde kalmayı başarmıştır.

Gelinen bu süreçte biraz arka plan okuması yapacak olursak;

AK Parti 7 Haziran 2015 seçimlerindeki oy oranının % 41'e düşmesiyle ciddi bir mesaj almıştı. Ancak, 1 Kasım 2015'teki alınan % 49'49'luk oya ulaşmış olması bu muhasebenin yapılmasına engel oldu. Aynı şekilde, 16 Nisan Halkoylamasında MHP ile birlikte AK Parti'nin toplamda % 60 civarında potansiyeli var iken sadece % 51,41'de kaldı ki o dönem AK Parti'de milletvekili olanların bir kısmı bile ‘hayır' için çalışmışlardı.

24 Haziran'a gelindiğinde ise tabir caiz ise biraz ‘'nasıl olsa MHP- AK Parti'nin birlikte oluşturduğu Cumhur İttifakı var'' diye düşünüldü. İlk başta % 60-65 oy potansiyeli olan Cumhur İttifakı % 53,6'da kaldı. Seçim sonuçlarını da yine en yakın % 53,6 ile benim de araştırma süreçlerinin başında bulunduğum Optimar Araştırma buldu. Sayın Cumhurbaşkanı'nın sıkça partisine yapmış olduğu ‘metal yorgunluğu' eleştirisinin ne kadar doğru olduğunu seçim sürecinde gözlemledik.

Şimdi tekrar günümüze dönecek olursak;

AK Parti 31 Mart'ta seçmenin bir ders/mesaj verme kaygısıyla karşı karşıya kaldı. Adaylar belirlenirken gerekli özen gösterilmedi. Belki de aday belirleme süreçlerinde AK Parti Genel Başkanı Sayın Cumhurbaşkanı manipüle edildi. Sonuç olarak, Ankara'da AK Parti adayını belirlediği anda seçimi kaybetmişti. İstanbul açısından bakılacak olursa da; 16 Nisan Halkoylamasında İstanbul'da evet oylarının oranı % 48,65 ve 4.479,272 kişi, hayır oyları ise % 51,35 ve 4.728,318 kişi. O tarihteki toplam seçmen sayısı 10.529,03 kişi ve katılım oranı ise % 88,71 olarak gerçekleşmişti.

24 Haziran'a geldiğimizde ise; Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın aldığı oy oranı % 50 oy sayısı ise 4.578,454 olarak geçekleşmiş, seçime katılım oranı ise % 88,4 olarak gerçekleşmiş olarak gözüküyor. Buradan çıkaracağımız sonuç AK Parti'nin büyük ortağı olduğu Cumhur İttifakı İstanbul'da % 48,65 ila % 50 arasında sıkışmış durumdaydı. Yine seçime son hafta kala Optimar'ın araştırmalarında AK Parti adayı Binali Yıldırım 49,7, CHP adayı Ekrem İmamoğlu'nu ise 48,8 olarak gözüküyordu. Seçim sonucu olarak, Ekrem İmamoğlu oy oranı Optimar'ın araştırmasıyla bire bir örtüşüyor. Seçimdeki sayım döküm cetvellerindeki tutarsızlıklar, sandık kurulu başkanları konusu gibi hususlardaki yapılan itiraz neticesindeki YSK kararı malum. Ancak, 24 Haziran'da sandığa giden -% 88,4- ve 31 Mart'ta seçime katılım oranı % 84.  Yani % 4'lük bir İstanbul seçmeni sandığa gitmemeyi tercih etmiştir. Bu oran seçimin kaderini belirleyecek bir orandır. Eğer sandığa gitme noktasında ikna edilebilirse.

31 Mart seçimlerinde seçmen Türkiye Geneli % 51,7 oy oranı ile hem Cumhurbaşkanı'na ekonomideki sıkıntılara rağmen bir güvenoyu vermiş ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için de ‘'devam'' demiştir. AK Parti en yakın rakibinden % 50 daha fazla oy almıştır. AK Parti'ye oy vermeyenlerin büyük çoğunluğu başka parti tercihi yapsa da belediye meclisinde kendi partisine oy vermeyi tercih etmiştir. Bunun için Ankara, Adana, İstanbul vb gibi bir çok ildeki belediye başkanlıkları ve belediye meclis oyları karşılaştırılabilir.

31 Mart seçimleri İstanbul seçimlerinin YSK kararı ile iptal edilmesiyle tabir caiz ise uzatmalara gitmiştir.

AK Parti, şimdiye dek iptal için başvuru sebeplerini çok doğru anlatamamıştır. Dolayısıyla, bu sürece geride başlamıştır.

23 Haziran İstanbul seçimleri de hem bugünün siyaseti açısından hem de Türkiye'nin gelecekteki siyaseti açısından belirleyici olacaktır. Seçimin kaderini de bayram ve bayramdan sonraki süreçteki adayların ve partilerin performansları belirleyecektir.

  YORUM YAP / YORUM OKU
HİLMİ DAŞDEMİR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS