Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Necef Uğurlu

15 Temmuz seferinde uçakta kim vardı?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

KAYDA GEÇSİN 

Dün gece rüyamda uçaktaymışım , Hostesimiz inişe geçerken anons yapıyordu şöyle : 

Hanımefendiler Beyefendiler

‘Uçağımızda son 15 yıllık uçuşunuz sona erdi kemererinizi ‘takının' biraz sonra inişe geçiyoruz .

Bu uçuş süresince :

kiminizin parasını aldık , kiminizin duasını ,

kimilerinizi çoook zengin yaptık kimilerinizin anasını belledik , soyup sovana çevirdik ,hayatı zehir ettik ,

liyakat filan hak getire bu günlere şükürler olsun geldik . 

Kişisel eşyalarınızı almayı unutmayın , unutursanız iade edilmeyecek uçuş personeli arasında eşit olarak bölüşülecektir , iyi uçtunuz aferin size. 

Uçak koskocaman ve kimler yoktu ki hepimiz varız … Mesela : 

Mustafa Erdoğan ve Ateş Dansı Grubu vardı , turneden dönüyorlarmış bana da dansçı olmam için teklif yaptı çok memnun oldum tabii , aklı bu güne kadar neredeydi diye içimden geçti ama yüzüne vurmadım .

‘Pıtırcıklar ‘ diye yeni bir gurup kuruyormuş benim gibi iyi bir dansçıya ihtiyaç varmış . Ülkemi en iyi şekilde temsil edeceğimi söyledim , yanlız ‘Tarlaya Ektim Sovan' eşliğinde solo kareografi istedim o da kırmadı beni. 

Uçakta tam arkamda eşim Ahmet Uğurlu yanında konservatuardan arkadaşı Haluk Bilginer ile oturuyordu .

Haluk elinde Starbuck's ‘cool lime' bardağı içinden çıkan pipeti burun deliklerine sokmuş öyle içiyor ve Ahmet'e de aynı şeyi yapmasını tavsiye ediyordu .

Ben ‘Sakın Ahmet Haluk üşüttü herhalde ‘ diye müdahele edince Ahmet her zamanki tavrıyla :

‘Ben arkadaşıma laf ettirmem, benim arkadaşlarım üşütmez ' demesin mi ,

bu sözler üzerine karı koca kavga etmeye başladık , ‘Başlatma arkadaşlarından ‘ dedim Haluk araya girdi ve ‘Başla Başla' diye beni tahrik etti bende ‘Bak Haluk ben senin düzeyli beraberliklerindeki eşlerine benzemem başlarsam moleküllere ayırırım' diye tam saydıracakken tekerlekler açıldı ve uçak alkışlar arasında yere indi kavgayı erteledim .

Alkışlar eşliğinde kokpitten pilotumuz çıktı fiyakalı üniformasıyla, meğer Orhan Gencebay'mış bizi uçuran pilot , hemen arkasında muhterem eşi , köşe yazarı Sevim Emre hem akil , hem pilot hem bestekar , hem bağlama ustası bir eşe sahip olmanın gururuyla duruyordu . 

Uçakta daha kimler vardı saymakla bitmez . Hepsine burada yer veremem , sığmıyor ama kayda geçirdim. 

Gülben Ergen ve Belçim Bilgin de uçaktaydılar , ikisininde karnı burnundaydı ve ellerinde bir ‘ Çocuk İsimleri Sözlüğü ‘ yeni doğacak çocuklarına saçma sapan isimler arıyorlardı , bulamamışlar üzgündüler .

‘Sizde bu azim varken bulursunuz, üzülmeyin kızlar' dedim. Canlarım benim , sonra Belçim'e ikinci erkek olursa adını ‘Potin' koymasını önerdim , ağabeyi ile uygun olur ‘Rodin ile Potin' hemde çocuğu çağırırken beni anarsınız dedim. 

Ne bileyim ben, bu canların hayatından çıkmak istemiyorum hiç , gönül bu bende onlara kondum .

Gülben ‘Ben çocuğun adını ne koyayım ? ‘ diye sorunca ‘Kız olursa ‘Yeter' erkek olursa ‘ Keser ‘ tavsiye ettim. 

Uçağın içi sıcak , arkada Ersoy Dede, Kekeç , Turgay Güler , Hasan Öztürk, Yusuf Ziya Cömert , Ocaktan, bütün takım Sibel Can ile ağır entelektüel tartışmaya girmişlerdi fakat Sibel Can hiç birine laf bırakmıyordu bir ara kulak misafiri oldum ‘Arkadaşlar sizleri sevdim , dağılmıyalım hepinizi Miami'ye bekliyorum bize ‘ dedi . Çok uzak muzak diye mırın kırın edince gurup , ‘ o zaman Cannes'da ki evime gelin ‘ diye daveti yineledi . Malum her yerde evi var Sibel'in ya Ocaktan ‘ Reykjavik de eviniz yok mu yok mu serin serin otururduk' diyince Allah için kız ‘Hemen alırım' dedi. 

Bu sırada ‘Abla ben yanına oturabilir miyim bunaldım ‘ diye Salih Tuna gelmesin mi yan koltuğa , yorgun düşmüşmüştü. ‘Gel senin ne işin var oarada' dedim. 

Neyse uçaktan çıkacağız ayaklandık bir an evvel ineceğiz uçağın içi cehennem sıcağı aa bir anons ‘Önce Kürt Yolcularımız inecek ' diye. 

Ulan Türk , Kürt var mı piştik uçakta hepimiz , önce hasta yaşlı , çocuk, kadın sonra ötekiler ‘ dedimse de kimse aldırmadı. 

Bende bunun üzerine ‘Ben Kürdüm' dedim ama yemediler.

Ne Ateşten Gömlekmiş Türk olmak anladım . Yanlız ben mi içeride Çerkes , Pomak, Çepni , Ermeni bütün etnik renklerle bezenmiş kardeşlerle piştik piştik . 

Bunun üzerine Ahmet ve Haluk için ‘ Bunların ikisi de Kürtoğlu Kürt ‘ diye kefil oldum da onları önden çıkarttılar , onlarda Kürt değil halbuki .

Görevliye ‘ Kardeşim ben Kürdüm diyorum inanmıyorsun , bunlar Kürt diye kefil oluyorum inanıyorsun' diye sitem edince ‘ Türk daima kefil olur ve kefaleti hesabı öder olay budur ‘ diyince doğru lafa ne denir . 

Neyse hikaye uzun , 90 dakika filim senaryosu çıktı rüyamdan sponsor bulursam çekeceğim Jüli ile, Jülide olmadan asla .

Pegasus belki sponsor olur havaalanı kenarı , boş uçak lazım , oyuncular hazır hepsi ülkesinin birlik beraberliği için sahneye çıkmaya hazır insanlar , Haa Pegasus ben sponsor olmam der ise , bende Pan American'la görüşürüm ama o da kapanmış galiba , olsun ben vaz geçmem zengin olup kendi havayollarımı kurar sonra kendime sponsor olurum , kendin pişir kendin ye Türk'lüğün şanındandır. 

Neyse alanda bizi bando karşılıyor , First Majör Ban ki Moon gözlerim yaşarıyor bize layık bir karşılama inanın tarihim geçmişim o canım Padişahlarım gözümün önünden geçiyor filim şeridi gibi , arkalarından haremleri takılınca , yok burada kesin Sultan'lar sizleri çekemem gece uzun rüya kısa diyorum .

O ne ….derken polis arabaları etrafımızı çeviriyor …bizi Somali heyetiyle karıştırmışlar ve hepimizin uçağa geri dönmemiz gerektiğini söylüyorlar. 

Haydaa gerisin geriye uçağa binmek için sıraya sokuyorlar , Cem Küçük etrafımızı saran polisleri tutuklamak istiyor ama kelepçe yetiştiremiyeceğini anlayınca hepsini birbirine tutuklatmaya kalkınca olmuyor tabii ama deniyor bizler için .

Cemil Barlas ‘eşşek gibi yakıt ikmali yapacaklar , beş kuruş vermeyiz , kalırız burada ‘ diyor , çok uyanık , bu arada Rasim Ozan'a el koyuyorlar çok nadide imiş bırakmıyorlar üzerinde bilimsel araştırmalar yapacaklarmış. Latif Bey'i iade ediyorlar , ohhh diyoruz onu da alıyoruz ve uçağa gerisin geriye biniyoruz.

Kaptan Pilot Orhan Gencebay nereye gideceğiz diye bize soruyor , bizi kim Kabul eder diye haklı olarak endişe duyuyor , Cem Yılmaz bu ‘Abi akil olan sensin bize mi soruyorsun ‘ diyince Gencebay'ı aldı mı bir teessür . (Bu söz gençliğimden kalma .. arkasından da ‘aldın mı boruyu haydi şimdi git gez koruyu ‘ derdik ) 

Gencebay şaşkın , göklere bakıyor hani belki bir ses gelirse dinleyecek. 

İşte tam o sırada Gazi Mustafa Kemal'i karşımızda görmeyelim mi … ‘Ne yapacağız Atam , inecek yer kalmadı bize ‘diyoruz ….

Son derece soğukkanlı Gazi ,

Önce Gencebay'ın şapkayı ters çeviriyor , sonra Haluk'un burnuna soktuğu pipeti çıkarıyor bizde çıt çıkmıyor ve diyor ki : 

‘Ben size İstikbal Göklerdedir ‘ demedim mi , çoktan uzaya gitmeliydiniz bakın bu planette yatacak yer kalmadı ‘ diyince kalıyoruz . 

Rüya uzun , devamı var , iş bu özetle bitmiyor , 90 dakika, belki dünyanın en kalabalık rüyasını gördüm , hepimiz vardık , pek çok kişiyi bu köşeye sığdırmam imkansız , filmi bekleyin lütfen. 

Şimdilik Kayda Geçirdik Elimizden Gelen Rüyaları Kayda Geçirmektir.

  YORUM YAP / YORUM OKU
NECEF UĞURLU DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS