Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Hilmi Daşdemir

15 Temmuz 2016’dan 15 Temmuz 2018’e

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

15 Temmuz 2016 tarihinde yaşananlar, Başkan Erdoğan'dan Gezi olayları, 17-25 Aralık gibi hadiselerle kurtulamayan ipi dışarda bir örgütün son hamlesiydi. Son hamlelerini yaptılar. Türkiye Cumhuriyeti'nden gasp ettikleri silahları Türk Milleti'ne doğrulttular. Türk Milleti de gereğini yaptı. Yüreğinin ve bileğinin gücünün uçak ve tanklardan daha etkin olduğunu gösterdiler.

Yaşamayan bilemez, hissedemez o anları, o gece meydanlarda olduğum için ne kadar şükretsem azdır. Rahmetli babamın dedesi Çanakkale'de şehit olmuştu. ‘'Sen şehit oğlusun incitme yazıktır, Atanı...'' dedik. Türk Milleti'nin tüm evlatları gibi ‘'kim var?'' denince sağa sola bakmadan çıktık. Şehit olmak nasip olmadı. Ancak, o akşamı yaşayanlar, o akşam meydanlarda ölümü ‘öldürüp' uçaklara ‘kafa' atanlar anlar o geceyi. Ancak, yanı başında birileri emperyalist işbirlikçisi lain ve hainler tarafından şehit edilirken o anları yaşayanlar anlar o geceyi. Ve elbette o gece yaşananları küçümseyenler, abdest alıp meydanlara çıkanlara ilişkin ‘tosuncuk' diyerek küçümseyen, bize göre kimin projesi olduğu gayet malum olanlar anlayamaz. Anlamalarını da bekleyemeyiz zira onların kalpleri mühürlüdür.

O gece yaşadıklarımı biraz anlatmak istiyorum. Zira, az önce o akşam ve gece yazdığım twitlere baktım. Tüylerim diken diken oldu. Ölümle burun buruna gelmekten dolayı değil. Üzerimize hunharca kurşun yağdırılmasından dolayı, yanı başımızda ölen insanlardan dolayı ve her şeyden öte Türk Milleti'nin maruz bırakıldığı durumdan dolayı. Başarılı olamadıkları için ne kadar şükretsek azdır. Bir kez daha Türk Milleti kazanmış emperyalistler ve işbirlikçileri kaybetmiştir. 15 Temmuz Destanı, Çanakkale'deki işgal girişiminden farksızdır.

İlk önce ihtimal vermesem de daha uçak sesleri ilk duyulduğu anda twit attım. ‘'Bunun bir darbe olduğunu düşünmüyorum. Ancak, öyle bir durum olursa darbecilere karşı mücadele edeceğim.'' Daha sonraki süreçte darbe girişimi olduğunu anladığım andan itibaren, daha altı aylık olan oğlum Erenalp ile birlikte kayınpederimin yanında olan eşime kısa bir e-posta yazdım. Hellallik istedim. Borçlarımı, alacaklarımı yazdım. Kayınpederimi arayıp ‘'Ben çıkıyorum geri dönmeyebilirim, oğlum ve eşim size emanet'' dedim. Abdest alarak ve beyaz bir gömlek giyerek çıktım.

İlk ben çıktım sanıyordum. Ancak, benden önce çıkanlar da varmış. Meydanlar kalabalıklaşıyordu. Başlangıç sürecinden beri sürekli twitter üzerinden takipçilerimi sokağa çıkmak için teşvik ettim. Konuştuğum bazı etkin isimler ve belediye başkanları ile dışarı çıkılıp mücadele edilmesini organize etmeye çalıştım. Bazılarının sesi titriyordu. Kimi ilk dakikada çıktı. Kimi işin rengi belli olunca çıktı. Biz ‘'Kim var?'' denilince sağa sola bakmadan ileri atılan bir milletin evladı olduğumuz için daha Cumhurbaşkanı işaret vermeden ileri atıldık. Büyük dedesi Çanakkale'de şehit olmuş birinin torunu olarak ileri atıldık. Emperyalistlerin yeni bir işgal girişimi yeni bir çok uluslu saldırıydı. Üstelik, kullandıkları bu toprakların devşirilmiş çocuklarıydı. Bu hain ve lain devşirmeler bu milletin silahlarını çalarak üzerimize ateş ettiler. Gereken şamarı da yediler. O gece bu ülke Türk Milleti'nin Milli İrade'ye sahip çıkmasıyla işgal edilmekten

kurtuldu. Sonraki süreçte de hızlı bir şekilde özellikle de Süleyman Soylu İçişleri Bakanı olduktan sonra FETÖ ve PKK ile mücadele başladı. İnlerine girildi. 1970'lerden beri devletin en kritik noktalarına sızmış olan bu yapı içerisindekiler tespit edilip gerekli temizlik hızlandırıldı. Hala tespit edilemeyenler var. FETÖ terör örgütünün en önemli düsturu ‘tedbir' dedikleri olduklarından farklı görünmeleri idi. O sebeple de hemen ortaya çıkarılamadılar hala kendilerini gizleyenler var. Etrafımıza bakınca bunları görebiliyoruz. 17-25 Aralık sonrası dönemde ve 7 Haziran seçim dönemlerindeki tavırlarını iyi gözlemleyip yapılan istihbarat çalışmalarını da o yönde derinleştirmek gerekir. Örneğin, Hacettepe Üniversitesi eski yönetimi ile ilgili birçok iddia vardı. Özellikle Teknokent ve diğer bazı uygulamalarından dolayı ama nedense o dönemin rektörü ve ekibi birileri tarafından korunuyor. Hatta, 24 Haziran'a kadar milletvekili olan birinin eski rektörü FETÖ Komisyon üyeleri ile tek tek buluşturup ‘'Ben öğrencisiydim FETÖ ile ilgisi yok.'' diye dolaştırdığına tesadüfen TBMM'de olduğum bir anda bizzat rastladım. Geçmişi FETÖ içerisinde geçmiş, 17-25 Aralık döneminde FETÖ ile irtibatını kesmemiş kriptolar hala ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşıyorlar. Bunlar bulunup ortaya çıkarılmazsa 15 Temmuz 2016 gecesi ve sonrasında yapılan mücadelenin anlamı kalmayacak.

Türkiye tek vücut olarak 15 Temmuz 2016 gecesi bir varoluş mücadelesi verdi ve bu mücadeleyi kazandı. 16 Nisan 2017 Halkoylaması ile yeni bir sisteme, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine onay verdi. 24 Haziran seçimleri ile bu vermiş olduğu onayı tekrarladı. Türkiye iki yıl önce işgal edilmeye çalışılırken 2 yıl sonra yeniden kuruluş anlamına da gelebilecek bir sistem değişikliğine gitti. Bundan sonraki süreçte nasıl adımlar atılacak, göreceğiz. 2023 Hedeflerine ulaşmak için öncelikle içimizdeki urlardan kurtulup hızlı bir restorasyon içerisinde girmemiz şart gözüküyor ki bu da çok zor olmasa gerek. Allah bu millete hep yardım etti. Hep yardım eder. Zira bu millet hataları olsa da daima İlayı Kelimetullah için çalışmıştır.

  YORUM YAP / YORUM OKU
HİLMİ DAŞDEMİR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS