Günün haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle  Üye Ol    Şifremi Unuttum
 
 24 Mayıs 2012 Perşembe
DOLAR
1,7880
EURO
2,3110
IMKB
58,520
ALTIN
91,0353
Hava Durumu
ISTANBUL 
25 / 18
 
 
 
 
Av.Deniz TAVŞANCIL KALAFATOĞLU    
Avukat
Panter Emel
16 Şubat 2012 Perşembe  

PANTER EMEL İLE SÖYLEŞİNİN ARDINDAN
 
İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu, 11 Şubat 2012 tarihinde Sayın Emel Yıldız, namı diğer Panter Emel ile söyleşi düzenledi.
Bu söyleşinin gerçekleşmesinde 2 temel gaye yatıyordu;
ilki, hayatını bu yola adamış ve hayvan haklarını Anadolu'nun en ücra köşesinde en cahil kisiye bile duyurmuş Emel Hanım'a kendi adımıza düşen vefa borcunu ödemek,

İkincisi ise Emel Yıldız’ın üzerine yapışmış yanlış imajı ortadan kaldırarak esasında Emel hanımın gerçek yüzünü; bilgisini ve donanımını gözler önüne sermek. 

Ben de aylardır evde kızımı büyüttüğüm için uzun zamandır katıldığım ilk etkinlik olarak, söyleşinin gerçekleştigi Burhan Adli Apaydın Salonunda yerimi aldım, katılımcılar arasında.
 
Katılımcılar, Emel Hanım'dan medet umuyor, nasıl herkes biraraya gelir, hayvanlar için birlikte nasıl hareket edilir diye soruyorlardı ki bir avukat kalktı, söz aldı ve "Hayvan hakları için biraraya gelelim, otobüslerle Ankara’ya gidelim" dedi.
 
Bunun üzerine Emel hanım,  Avukat hanımın sözlerine karşılık bir yazı okumak istediğini belirtti:
“Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg, Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler. Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.
 
Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş.
 
Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar.
 
Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp. Papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş. Kartal, yükseklerdeki krallığını bırakamamış. Baykuş yıkıntılarını özlemiş. Balıkçıl kuşu bataklığını. Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.
 
.. Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki; "Simurg - otuz kuş" demekmiş. Onların hepsi Simurg'muş.
 
Hikayeyi bitirdiğinde kendisinin gözleri dolu, bizim gözlerimiz dolu...
 
Ben de bir soru sormak istiyordum kendisine,
Önce açtığı bu yolda hayvanlar ve hakları için hukuki mücadele verdiğim için gurur duyduğumu söyleyecek sonra da 50 yıla yakın verdiği bu mücadelede, o yıllarla bugünleri; hayvan severler, toplum ve yetkililer açısından karşılaştırarak değerlendirmesini isteyecektim.
 
Sonra sorumun içinde, daha sormadan cevabımı buldum.
 
2004 yılında çıkan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununu saymazsak, eğer 50 sene önce de, bugün de hayvan severler, toplum ve yetkililer olmak üzere 3 ayrı grup sayıyorsak, esasında pek de bir şey değişmiş olamazdı.
 
Şunu unutmamak gerekir ki, bir ülkede, hakların, sadece yasalarla korunması mümkün olamaz. Bir hakkın, layıkıyla korunabilmesi için yasanın varlığı dışında, yasanın düzenlenme amacının, yetkililer tarafından sindirilmiş olmasi ve toplum tarafından da sahiplenilmiş olması gerekir.
 
Örnek vermek gerekirse, bir belediye bir bölgede itlaf yaptığında,;
Evet,  5199 sayılı Hayvanlari Koruma Kanunu mevcuttur. Evet, belediyenin eylemi yasaya aykırıdır!
Ancak belediye yetkilileri bu yasayı benimsememiş, toplum yasanın koruma gayesini içselleştirmemiş ise belediye de  bu eylemi karşısında sadece hayvan severleri buluyorsa, belediye gizliden gizliye de olsa yasaya aykırı eylemlerine devam edecektir.
 
Ancak, belediye itlaf yaptığında, kamu vicdanı rahatsız oluyor ve kamu vicdanı yara alıyorsa, belediye bir daha gizli olsun olmasın böyle bir eyleme cesaret edemeyecektir. Çünkü artık karşısında, oyalaması gereken bir avuç hayvan sever yoktur. Toplum bilinci, işte bu noktada hayvanlar için hayati önem taşır.
 
Kısaca, söyleşiden, biraz umutlu biraz umutsuz ayrıldım.
Ancak sonra düşündüm de, bu hayvanlar için umutsuz olma lüksümüz yok.
Bizim de umudumuz yiterse, onları yarı yolda bırakmış oluruz.
 
Mücadeleye devam etmek lazım!
Kurtarılmayi beklememek lazım!!
Simurg olmak lazım...
 
      İstanbul Barosu
        Hayvan Hakları Komisyonu
     Bşk. Yrd.
     Av. Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu

Bu yazı 406 defa okunmuştur. Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz.

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
Behzat Gerçeker: Tenis benim için bir yaşam tarzı
Bu hafta tüm Türkiye'nin keyifle dinlediği ENBE Orkestrası'nın Şef'i Behzat Gerçeker ile birlikteydik.

23.05.2012  55 okunma
Alper Görmüş'ten darbecilere mesaj var
Nokta'da yayınladığı darbe günlüklerinin çok daha geniş halini yayınladığı İmaj ve Hakikat kitabı piyasaya çıkan Alper Görmüş Hür Soru Hür Cevap'ta...

04.05.2012  1637 okunma
      Necef UĞURLU
      Medya
      Servan ALTIKANAT
      Siyaset
      Z.Füsun KÜMET
      Spor
      Mustafa Lütfi KIYICI
      Siyaset
      Hale Özgür KIYICI
      Siyaset
      M. Fatih Gediman
      Siyaset
      Azra Nurten Cevizci
      Siyaset
Koç 21 Mart - 20 Nisan
KOÇ: Yöneticilerinizle, babanızla, eşinizle ilişkinizde hala dikkatli olmalı ve yıkıcı davranışlar yerine değişmeyi, ...
 
  
  Liseli iki kuzen 16 gündür kayıp
Okul gezisine katılacaklarını söyleyerek evden ayrılan amca çocuğu ...
  Kayıp aile toprağa gömülmüş
GAZİANTEP'te geçen 3 Mart'ta kaybolan 45 yaşındaki Emine Düzkaya, ...
Sizce Aziz Yıldırım suçlu mu?
 
RSS

Add to Google
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama