Günün haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle  Üye Ol    Şifremi Unuttum
 
 24 Mayıs 2012 Perşembe
DOLAR
1,7880
EURO
2,3110
IMKB
58,520
ALTIN
91,0353
Hava Durumu
ISTANBUL 
25 / 18
 
 
 
 
Hasan CEMAL   
Hrant Dink cinayetinde top yeniden yargıyla hükümette!
22 Şubat 2012 Çarşamba  

CUMHURBAŞKANLIĞI DDK RAPORU YENİ BİR FIRSAT KAPISI...

Rapor diyor ki:
(1) Dava yargıtay aşamasına geldi ama bu cinayette arka plan henüz aydınlanmış değil.
(2) Davada yalnız ‘tetikçiler’in yargılanmış olması da yetmez.

Kısa adı DDK olan Devlet Denetleme Kurulu’nun Hrant Dink Cinayeti raporu...
Önemli.
Cinayetin karanlıkta bırakıldığını saptadığı için önemli...
Cumhurbaşkanı Gül’ün düğmeye basmasıyla birlikte harekete geçen DDK’nın çıkardığı rapor ve akla getirdiği sorular şu noktalarda toplanabilir:
(1) Rapor diyor ki:
Dava yargıtay aşamasına geldi ama bu cinayette arka plan henüz aydınlatılmış değil.
(2) Davada yalnız ‘tetikçiler’in yargılanmış olması yetmez.
(3) Çünkü, cinayet sürecinde sivil-asker bazı bürokratlar açısından da kasıt ve ihmal söz konusudur.
(4) Kasten ya da kasıtsız ihmal nedeniyle, cinayet döneminde Trabzon’daki Emniyet Müdürü ve Jandarma Komutanı, İstanbul’daki Vali ve Emniyet Müdürü’yle bazı başka bürokratların da ana davada yargılanmalarıdır gerekli olan...
(5) Devletin bürokratlarında suç ortaklığı, görev ihmali tespit edilmesine rağmen onlar neden sorgulanmadı?
Devlet Denetleme Kurulu’nun raporundan çıkan bir soru da bu.
Hrant Dink’i İstanbul vilayetine çağırıp, “Ayağını denk al!” söylemiyle tehdit eden, aba altından sopa gösteren Vali Yardımcısı ile iki MİT görevlisinin cinayet hazırlıklarından haberdar olmadıkları ne kadar iddia edilebilirdi?
Bazı bilgilere sahip olmalıydılar ki, Hrant Dink’i çağırıp en nazik deyişle uyarmışlardı.
Peki o zaman, bu bürokratlara dava sürecinde tek bir soru dahi sorulmamış olmasının ardında yatan gerçek neydi?
(6) Devletin kendi kendini koruma refleksi cinayetin arka planını karanlıkta bırakırken, Ergenekon savcıları da ister istemez gündeme geliyordu.
Soru şuydu:
Ergenekon kapsamındaki darbe tertiplerinin açığa çıkarılmasında çok önemli görev yapmış olan savcılar, Hrant Dink cinayeti konusunda niçin fren yaptılar?
Neden perdeyi tümüyle kaldırmaya çalışmadılar?
Tetikçileri harekete geçiren zemini oluşturan ya da ‘tetikçiler’in eline silah tutuşturan odakların üstüne niçin yürümediler?
Halbuki onların bir kısmı ellerinin altındaydı, Ergenekon’da yargılanıyorlardı.
Öyle değil mi?..
(7) DDK raporunun akla getirdiği bir başka noktaya gelince...
Önce Trabzon’daki Rahip Santoro cinayeti, sonra İstanbul’da Hrant Dink cinayeti, birkaç ay sonra da Malatya’da Zirve Kitapevi cinayeti...
Bunlar aynı zincirin halkalarıydı. Türkiye’de darbe ortamı oluşturmaya yönelik ‘operasyonlar’dı.
Bu gerçeği Ergenekon savcıları da, Başbakan Erdoğan ve yakın çevresi de çok iyi biliyordu.
Peki o zaman neden düğmeye tam basılmadı? Neden yalnızca ‘tetikçiler’le yetinildi?
Veyahut:
İktidar kendi iradesini Dink cinayetinde niçin kısıtladı?..
Şöyle de sorulabilir:
Devlet bürokratlarının hükümet tarafından korunup kollanması, cinayetin arka planının saklanmasına yol açmadı mı?
Tersi savunulabilir mi?
(8) Raporun yetersiz yanı -bilmiyoruz belki kamuoyuna açkılanmamış bölümlerde bu yetersizlik de giderilmiştir- bu noktada ortaya çıkıyor.
Yani, Hrant Dink cinayetinin adım adım gelen, geliyorum diyen hazırlanış sürecinde, bir kısmı halen hapiste olan Ergenekoncuların rolü yeterince işlenmiş değil raporda...
(9) DDK raporunun biri Başbakanlığa, biri de ilgili cumhuriyet savcılığına gönderilmiş durumda.
Bu da olumlu bir gelişme.
Tabii yargı ve yürütme gereğini yapabilirlerse...
(10) Nedir gereği?
Soruşturmayı derinleştirmek...
Yeni davalar açmak...
Devletin içine hukuku götürecek adımları atmak...
Yargının ve yürütmenin daha yapacakları çok iş var, eğer bu ülkede demokratik hukuk devletinin önü gerçekten açılmak isteniyorsa...
Bunun öncelikli bir yolu da Hrant Dink cinayetini tümüyle aydınlatmak ve çetenin devletin içine de uzanan köklerini kesmekten geçiyor.
DDK raporu bu açıdan yeni bir fırsattır.
Dava henüz bitmedi!

Bu yazı 92 defa okunmuştur. Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz.

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
Behzat Gerçeker: Tenis benim için bir yaşam tarzı
Bu hafta tüm Türkiye'nin keyifle dinlediği ENBE Orkestrası'nın Şef'i Behzat Gerçeker ile birlikteydik.

23.05.2012  55 okunma
Alper Görmüş'ten darbecilere mesaj var
Nokta'da yayınladığı darbe günlüklerinin çok daha geniş halini yayınladığı İmaj ve Hakikat kitabı piyasaya çıkan Alper Görmüş Hür Soru Hür Cevap'ta...

04.05.2012  1637 okunma
      Necef UĞURLU
      Medya
      Servan ALTIKANAT
      Siyaset
      Z.Füsun KÜMET
      Spor
      Mustafa Lütfi KIYICI
      Siyaset
      Hale Özgür KIYICI
      Siyaset
      M. Fatih Gediman
      Siyaset
      Azra Nurten Cevizci
      Siyaset
Koç 21 Mart - 20 Nisan
KOÇ: Yöneticilerinizle, babanızla, eşinizle ilişkinizde hala dikkatli olmalı ve yıkıcı davranışlar yerine değişmeyi, ...
 
  
  Liseli iki kuzen 16 gündür kayıp
Okul gezisine katılacaklarını söyleyerek evden ayrılan amca çocuğu ...
  Kayıp aile toprağa gömülmüş
GAZİANTEP'te geçen 3 Mart'ta kaybolan 45 yaşındaki Emine Düzkaya, ...
Sizce Aziz Yıldırım suçlu mu?
 
RSS

Add to Google
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama