Günün haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle  Üye Ol    Şifremi Unuttum
 
 24 Mayıs 2012 Perşembe
DOLAR
1,7880
EURO
2,3110
IMKB
58,520
ALTIN
91,0353
Hava Durumu
ISTANBUL 
25 / 18
 
 
 
 
Semih İDİZ   
Gazeteci-Yazar
Bize çağdaş nesiller lazım
04 Şubat 2012 Cumartesi  

Başbakan Erdoğan’ın “dindar ve muhafazakâr bir nesil yetiştirmek istiyoruz” sözlerinin Türkiye’ye diş bileyen çevrelerce “bakla ağızdan çıktı” diye not edildiğinden emin olabiliriz. Bu sözler Erdoğan’ın geçen yılkı Mısır ziyaretinde söylediği, “Birey laik olmak zorunda değil, ama devlet laik olmalıdır” sözleriyle de çelişiyor.
Erdoğan da zaten, dinci kesimleri rahatsız eden o sözlerinin arkasında durmadı. Aksine şimdi, “dindar neslin devlet eliyle ortaya çıkarılması gerektiğine” dair bir anlayış içinde olduğunu ortaya koyuyor. İşin ilginç yanı, Erdoğan, bu açıklamasıyla, Amerikan başkanlık adaylarından “dinci” Newt Gingrich ve Mitt Romney ile aynı sınıfa girmiş oldu.
Bu sınıfa tabii ki, başkanlık adaylığı yarışından çekilmeden önce “Türkiye İslami teröristlerin elinde” diye konuşan Teksas Valisi Rick Perry de dâhil. Sonuçta bu isimler de Amerika’da “dindar nesiller yetiştirmek istiyorlar.”
Peki, Amerika’da sorulduğu ve Hasan Cemal’in dünkü yazısında da gündeme getirdiği gibi, ya insanlar çocuklarının dindar olmasını istemiyorlarsa? Ya insanlar çocuklarını Erdoğan’ın kastettiği dinde değil de, başka bir dinde yetiştirmek istiyorlarsa? Onların haklarını kim koruyacak?

Her yönüyle savaş görüntüsü
Erdoğan “dindar nesil” açıklaması çerçevesinde “demokrasi vurgusu” da yaptı. Ama bu bile, demokrasiden ne anladığımıza bağlı. Gerçek demokrasi olması için, bunun tüm inançlara eşit mesafede duran “laik” bir zemine oturması, “eşyanın tabiatı” gereğince zorunludur. “Seçim sonuçlarına bak, çoğunluk bunu demiyor” yaklaşımı ise, farklı niyetler barındıran demagojik bir bakış açısını yansıtır.
Çağdaş siyaset felsefesi açısından temel soru şudur:
Demokrasi “çoğunluk tahakkümünün” geçerli olduğu bir düzen mi, yoksa azınlık haklarının çoğunluğa karşı korunduğu bir düzen mi? Hükümetin söyleminden AKP için ilkinin geçerli olduğunu anlıyoruz. Erdoğan’ın “dindar nesil” lafı da bu nedenle birçok insan için ürkütücü olmuştur.
AKP ve AKP yanlısı medyadan yansımaya başlayanlara bakılırsa, “Kemalist” diye literatüre geçen düzene karşı her yönüyle bir savaş açıldığı görülüyor. O düzenin antidemokratik, üstünlükçü, müdahaleci ve kişisel hakları sınırlayıcı boyutunu her zaman eleştirmeye çalıştık. Ancak, AKP’den aynı düzene karşı gelen benzeri eleştirilerin samimiyeti hakkında kuşkularımız var.
Bu kuşkuları körükleyen sadece Erdoğan da değil. “Mahir bir demagoji ustası” görüntüsü veren Hükümet Sözcüsü Hüseyin Çelik’in açıklamaları da bu hissimizi körükler nitelikte. Atatürk’ü koruma kanununa atıfla sarf ettiği “Peygamberi bile koruma kanunu yok. Andımız, Gençliğe Hitabe ayet mi?” sözlerini de bu ‘ışık’ta görmek lazım.

Tek tip elbise artık mümkün değil
Çelik’in dediği gibi “kimseyi kanunla sevdiremezsiniz?” Bu kuşkusuz Atatürk için de geçerli. Ancak “Peygamberi bile koruma kanunu yok” demek, işin içine dini sokarak kasıtlı bir şekilde elmayla armudu karıştırmaktır. Zira Peygamber, “peşinen koruma altındadır.” Sağlığını önemseyen hiç kimse, hiçbir Müslüman ülkede Peygamberi eleştiremez.
Hatta Müslüman olmayan Danimarka veya Hollanda gibi bir ülkelerde bile Peygamber ve İslamiyet hakkında Müslümanları kızdıran şeyler söyler, yazar veya çizerseniz, başınıza nelerin gelebileceği görüldü. Theo Van Gogh’un öldürülmesi burada bariz bir örnektir.
Bizce “dindar nesil istiyoruz” lafını sonuçta boş çıkaracak olan, Türkiye’nin din, mezhep ve etnik köken açısından - “Kemalistler” dâhil, artık herkesçe kabul edilmesi gereken heterojen yapısıdır. Sosyolojik açıdan bakıldığında hiç kimsenin bu yapıdaki bir Türkiye’ye “tek tip elbise” giydirmesi artık mümkün görünmüyor.
Buna rağmen “tek tip Türkiye” için çabalamak, toplumsal çatışma ortamı hazırlamaktan başka bir işe yaramayacaktır. Özetle, Türkiye için gerekli olan çağdaş, rasyonel, demokrat ve bireysel haklara saygılı nesillerdir.
Çocuğumuzun dindar olmasını istiyorsak, bu da sadece kişisel bir tercihimiz olabilir. Ama “dindar nesli” illa da devlet eliyle yaratmak istiyorsanız, çağdaş uygarlıktan peşinen feragat ediyorsunuz demektir.

Bu yazı 109 defa okunmuştur. Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz.

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
Behzat Gerçeker: Tenis benim için bir yaşam tarzı
Bu hafta tüm Türkiye'nin keyifle dinlediği ENBE Orkestrası'nın Şef'i Behzat Gerçeker ile birlikteydik.

23.05.2012  55 okunma
Alper Görmüş'ten darbecilere mesaj var
Nokta'da yayınladığı darbe günlüklerinin çok daha geniş halini yayınladığı İmaj ve Hakikat kitabı piyasaya çıkan Alper Görmüş Hür Soru Hür Cevap'ta...

04.05.2012  1637 okunma
      Necef UĞURLU
      Medya
      Servan ALTIKANAT
      Siyaset
      Z.Füsun KÜMET
      Spor
      Mustafa Lütfi KIYICI
      Siyaset
      Hale Özgür KIYICI
      Siyaset
      M. Fatih Gediman
      Siyaset
      Azra Nurten Cevizci
      Siyaset
Koç 21 Mart - 20 Nisan
KOÇ: Yöneticilerinizle, babanızla, eşinizle ilişkinizde hala dikkatli olmalı ve yıkıcı davranışlar yerine değişmeyi, ...
 
  
  Liseli iki kuzen 16 gündür kayıp
Okul gezisine katılacaklarını söyleyerek evden ayrılan amca çocuğu ...
  Kayıp aile toprağa gömülmüş
GAZİANTEP'te geçen 3 Mart'ta kaybolan 45 yaşındaki Emine Düzkaya, ...
Sizce Aziz Yıldırım suçlu mu?
 
RSS

Add to Google
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama