Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber sitesinde son haberler , Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, magazin ve spor dünyasından analiz ve özel gazete metinlerine ulaşabilirsiniz

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Hür Haber - Türkiye Haberleri ANASAYFAGÜNDEMSPORDÜNYAÖZEL HABERTEKNOLOJİSOSYAL MEDYAEKONOMİEĞİTİMOYUNMAGAZİN

Ramazan Tamer

Üsküp'te son Osmanlı

Üsküp Çarşısı; sizi eskilere alıp götüren ama yenilerde dadanmış karşı mahallenin çocukları tarafından talan edilen dükkânlarıyla canınızı yakacak ölçüde savaşını devam ettiren öteki mahalle çocuklarının arz-ı endam ettikleri bir köşedir.

Üsküp çarşısında gezerken sanki tarihte yolculuk yaparsınız. Ama gördüğünüz bazı fotoğraf kareleri adeta çakılıp kaldığınız ve anlamını bulmaya çalıştığınız bir hal alır.

Çarşıda sizi karşılayan camiler ve sanatkârların, esnafın nezaketi; Osmanlının izlerini göstermesi bakımından manidardır.

Eski Üsküp çarşısı nasıldı diye biraz araştırınca Anadolu arastalarının işleyişine sahip mutlaka usta çırak usulüyle yetişmiş zanaatkârların bulunduğu bir çarşı.

Herkesin birbirini tanıdığı, nüfusun çoğunlukla Müslüman olduğu ama azınlıkların da dinlerine ve dini uygulamalarına saygı duyulduğu bir dünya burada yaşatılmış ve yaşatılmaya devam ediliyor.

Buluşma yeri Üsküplüler için her zaman çarşı. Çünkü yemeğinden ibadetine, çayından kahvesine kadar her şeyi burada bulabilme ve mutlu olması mümkün bir mekan Üsküp çarşısı.

Her başkentin kendine ait bir ifade oluşturduğu mimari; Üsküp'te aslında iki ayrı dünyayı ve iki ayrı değerler sistemini yaşatması bakımından büyük bir öneme sahip.

Vardar nehriyle ikiye ayrılan sadece şehir değil.

Aslına bakarsanız değerlerin ayrışmasıyla başlayan kültürler, yemekler, değerler, ilişkiler ve savaşını sessizce sürdüren değerler mücadelesini burada görmek mümkün.

Bir tarafta batıymış gibi yapılan taklit heykeller ve binalar varken, diğer tarafta hiçbir zaman batı hayat tarzına boyun eğmemiş yürekli insanların bulunduğu iki ayrı dünyayı bir şehirde ancak bu kadar bulabileceğimizi düşündüğümüz hayat.

Daha önceleri gittiğimde hissettiğim Osmanlıya ait izleri ararken; mescitlerden medreselere kadar pek çok eseri gördüğüm şehirde acaba canlı olarak bana Osmanlıyı hatırlatacak bir iz bulabilir miyim diye merak ettim. İçimden hep bana önceki Üsküp'ü anlatacak birini yaşarken karşıma çıkar diye de hep dua ettiğim üzere rabbim bana böyle birini görmeyi nasip etti.

Bir ara Osmanlı usulü kahvelerde dostlarımın biraz yaşlı olanlarıyla çay içerken onlara sordum; buralarda yaşayan ve son Osmanlı diyebileceğimiz biri var mı diye. Sorum anında karşılık buldu ve Kadri Abdullah ismi karşıma çıktı.

Nerede görüp ziyaret edebilirim elini öpebilirim deyince yıllarca emek verdiği önceleri saraç, sonraları çanta yapımı için kullandığı dükkânını işaret ettiler. Her zaman orada olmaz. Randevu alarak gidersen daha iyi olur demişlerdi.

Üsküp çarşısında tanınan bir isimdi. Kime sorsam dükkânını hemen gösterdiler. Bir ikindi namazı sonrasıydı kendisiyle buluşmamız. Çünkü randevuyu almadan gitmek belki uygun düşmezdi diye düşündüm. Ama randevu talebimi götüren daha önceden Türkiye'de İlahiyat eğitimi almış torunu Enise idi. Buluşmamızı işi tam bir iletişim içinde ikindiden sonraya ayarlamıştı.

Gittiğimde ilerleyen yaşına rağmen beni ayakta karşılaması Üsküplülerin ne kadar çok misafire hürmet ettiğini göstermesi bakımından önemliydi.

Kendisi yıllarca saraçlık yapmış ama asla harama bulaşacak yollara girmemiş bir sanatkârdı. Sağ olsun oğlunun çay ikramıyla sohbetimiz biraz daha koyulaştı.

Önce kim olduğumu ve neler yaptığımı sordu. Hemen ardından başındaki Osmanlı fesini giyen son zamanda bir tek kendisinin kaldığını ifade ile nasıl bir onurla başında o fesi taşıdığını anlatır gibiydi.

Zaman zaman ifadelerindeki Osmanlıca terkipleri anlayıp anlamadığımı sorduğunda anladığımı ifade ettiğimde yüzündeki gülümse ile ne kadar mutlu olduğunu anlamıştım. Komünist dönemdeki hayatlarına gelinceye kadar dedelerinin Manisa'dan gelen Yörüklerden olduğunu anlatıverdi. aslında yurdum insanından hiçbir farkı yoktu.

Osmanlıya olan özlemini kullandığı kelimelerle ifade eder haldeydi.

Üsküp tarihine dair konuştuğumuzda kendi ailesi başta olmak üzere ilim ehlinin nasıl çok yüksek bir sabırla kimliklerini muhafaza etmeye çalıştığını anlattı.

İlim ehlinin bugün Üsküp'ü Üsküp yapan temel etkenlerden olduğu ortada idi.

Bahsedilen isimler gerçekten onların yüz aklığı olmuş ve Türkiye'de Osmanlıca yasaklandığı halde yıllar sonra hala Osmanlıca kullanan pek çok insanın Üsküp'te yaşaması manidardır.

Eskiden deyim yerindeyse kasabalı olmak Türkçe bilme ile ölçülür dolayısıyla kasaba diye tarif edilen yerde ticaret veya eğitim yapmak isteyenler Türkçe öğrenmeyi kendilerine bir şehirlilik ve elit olma göstergesi kabul ederlermiş.

Eski Yugoslavya ile birlikte pek çok şeyden uzak tutulan Müslüman ahali, artık gözlerini pek çok umuduna cevap verebilecek yeni Türkiye'den beklemektedir.

Yeni Türkiye onlar için hem bir güvence hem de umut kapısıdır.

Şimdilerde yüksekokul görmüş gençleriyle, yapılan ticaret ve evliliklerle daha da perçinlenmiş bir Makedonya ile kardeş ülke olmaları gündemlerindedir.

Eski yıkılmış camilerin ve eski günlerin hala bir hatırı vardır.

Kış gecelerinde büyüklerinin budağı Muhammedîye ve mızraklı ilmihal dersleri ise hala akıllardadır.

Kısa bir sohbetle bizleri geçmişin güzelliklerine götüren dedemize hayırlı bir ömür temennisiyle ellerinden öperek izin istediğimizde “aman ha buraları unutmayın. Türkiye'dekilere buraları unutturmayın. Siz mutlu ve güçlü olursanız biz burada rahat ederiz. Yoksa bizim rahatımızı kaçırmak isteyenler boş durmazlar ”sözleri de dilinden dökülüverdi.

Üsküp'e gidenler kadri dedeyi ziyaret etmeyi unutmasınlar. Duasını alıp ülkeye bereket olarak taşısınlar inşallah.

Unutmayın mazlumların sesine kulak verirseniz ,mazlumların ahları yerde kalmaz..

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Yazarlar Foto Galeri Video Galeri Günün Haberleri

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.




Gündem Spor Dünya Özel Haber Teknoloji Sosyal Medya Ekonomi Eğitim Oyun Magazin Yaşam 3.Sayfa Astroloji Sağlık Medya Analiz Kadın Ramazan Kültür Sanat Ajans Dizi Sinema English