Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber sitesinde son haberler , Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, magazin ve spor dünyasından analiz ve özel gazete metinlerine ulaşabilirsiniz

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Hür Haber - Türkiye Haberleri ANASAYFAGÜNDEMSPORDÜNYAÖZEL HABERTEKNOLOJİSOSYAL MEDYAEKONOMİEĞİTİM SEYAHAT

Ramazan Tamer

Tüketen özgürlük

İnsan denilen varlığın ebedilik düşüncesi zaman içinde şöhret ve unutulmamak adına pek çok değişik konuyla hatırlarda kalmaya yönelik işler yapmaya çalıştığını görürüz.

Bir yönüyle dikkat çekmeyi seven insanoğlu diğer yönüyle ilgiden sıkılıp pespaye ve bir köşeye sıkıştırılmış ömürler geçirmeyi yeğleyebilir.

Kendince herkes tarafından tanınmanın zaman içinde kendisine hayatı yaşayıp bir takım kolaylıklar ortaya çıkaracağını düşünürken; gün gelir herkesin tanımasından dolayı şöhretin tutsaklığını yaşamaya başladığını hisseder.

Kimisi kendini gizleyerek yaşamaya çalışırken; kimisi kendini ifade ettiği aslında mahvettiği bazı mekânlardan dışarıya adım atamaz hale gelir. Kimisi statükocu yaklaşımlarla adım atamazken; kimi de dışarıda herkesin kendini harcamak için beklediği komplocu yaklaşımıyla, endişesiyle septikleşen, şüpheci ve evhamlarıyla yaşayan bir karaktere sahip olmaya başlar.

Bakkala ekmek almaya gidemez hale gelen insanın şöhretin getirdiği ve tanınmaktan dolayı yaşadığı mahkûmiyet; zaman içinde herkesin tanıdığı ama bir kenarda öldüğünden kimsenin haberi olmayan bir varlığa dönüşür.

İnsanın en eski atasının tanınma gayretiyle sınandığı şeytan hatırlatılmış olmasına rağmen ebedilik arzusuyla yanıp tutuşması aşikâr bir denenme halidir.

Mütevazıymış gibi yaptığı davranışlarında; objektifleri görünce dayanamayıp en önde dikkat çeken olmanın bir yolunu bulmaya çalışır.

Rabbinin verdiği güzelliği veya fiziği koruması gerekenlerin kendilerini ebedilik düşüncesiyle teşhir eder hale gelişi daha önce aldatılmış, insanın atasının yolundan gitmeye devam eden ve bir türlü hatırlatılanlardan ders almayı beceremeyen varlık olması haliyle; türünün en son örneği olmayı sanki ilk ve tek örnek olarak algılamasına sebep olabilir.

Hâlbuki her yeni denenen insan, ne ilktir ne de son olacaktır.

Her şeyin tüketildiği dünyada insan da tüketildiğini fark edebilirse bir yolunu bulup kendisini ölümsüzleştirecek yeni yolları bulmasını bilmelidir. Bulacağı yeni yollar insanı, ömrünü ve değerlerini tüketerek yola devam ediyorsa; tüketen özgürlüğe dönüşüyorsa yapılanın şeytani bir iğva ile kendini kandırmaya çalışan, kendini yeni ve özgür zanneden tutsakla karşı karşıya olduğumuzu hissini bize verecektir.

Ölümsüzlük içeceği diye tarif edilen ab-ı hayatı aramaya devam eden insanoğlu; tüm detoksları, botoksları ve estetik ameliyatlarıyla aradığını bulacağını zannederek bir türlü kendini tüketmeden kurtaramamıştır. Sonunda gelinen nokta ise hetokstan başkası olmamıştır.

Arayışlarıyla kendini kozmetik dünyasının dikenli telleri içinde korunduğunu zanneden insanoğlunun ömür sürmeye kalkışması, zamanla her kullandığı ürünün vazgeçilemez ve vazgeçilmesi düşünülemez mahkûmu haline dönüşmesine sebep olacağı hepimizin malumudur. Kremsiz, telefonsuz, parasız, sigarasız, çocuksuz, makamsız, şöhretsiz, müziksiz, ebeveynsiz, arkadaşsız bir hayat düşünemeyenlerin yeniden bağlandıklarını sorgulamaları kendi gelecek hayatları için bu anlamda çok önemlidir.

Kullandıklarıyla sarf ettiğini zannettiği ömrünün; kullanılan ve tüketilen malzemesi haline dönüşmesi hem ironik hem de akıl almaz ölçüde kaosu tetikleyen bir girift ilişkiye döndüğünü anladığı gün, artık ömrünün geri kalan kısmının da çok fazla kalmadığını fark edecektir.

Tüketilen günlerin geri gelmesi nasıl imkânsızsa; tüketilen yüreklerin, dillerin, dostların ve değerlerin de geri gelmesi söz konusu değildir.

Su akışı gibi görünen hayat; akan suyun aynıyla bir gün yeniden akmayacağını bize öğretmeli hatta hatırlatmalıdır.

Su sudur deme hakkınız olmadığı gibi aynı suyun akacağını iddia etmenizde bir başka düşüncesizlik örneği olacaktır.

Suların içinde barındırdığı değerler nasıl birbirinden farklı ise; ömürlerinde farklı ama birbirine benzeyen olduğunu bize göstermeli, hatırlatmalıdır.

Herkes kendine uygun bir hayatı yaşar ve sonuçların belirlenmesinde tercihleriyle tarafını belirtmiş olur.

Herkes kendi kesesinden, kendi ömründen yer içer.

Ve herkes kendi yaptıklarının veya yapmadıklarının hesabını yine kendi kesesinden harcayarak verir.

Unutmayalım ki;

“De ki: "Herkes kendi yapısına göre davranmaktadır ve bunun içindir ki Rabbiniz kimin en iyi yolu seçtiğini çok iyi bilmektedir".(İsra 17/84)

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Yazarlar Foto Galeri Video Galeri Günün Haberleri

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.




Oyun Yaşam 3.Sayfa Astroloji Sağlık Medya Analiz Kadın Ramazan Kültür Sanat Ajans Dizi Sinema English Gündem Spor Dünya Özel Haber Teknoloji Sosyal Medya Ekonomi Eğitim Seyahat Magazin