Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber sitesinde son haberler , Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, magazin ve spor dünyasından analiz ve özel gazete metinlerine ulaşabilirsiniz

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Hür Haber - Türkiye Haberleri ANASAYFAGÜNDEMSPORDÜNYAÖZEL HABERTEKNOLOJİSOSYAL MEDYAEKONOMİEĞİTİMOYUNMAGAZİN

Ozan Ceyhun

Recep Tayyip Erdoğan’ı anlamak önemli

İlk önce 3 Ekim vesilesiyle Almanya'nın Birleşme Gününü yürekten kutlayalım. Alman dostlarımız ekonomik alan da çok başarılı ancak siyasi alanda zor günler geçirmekteler. Bundestag'ta 1945'ten sonra ilk defa ırkçı zihniyeti temsil eden milletvekilleri de oturmakta. Bugüne kadar hep güçlü koalisyon hükümetleri ile yönetilen Almanya ilk defa hükümet kurmanın zor olduğu ve en azından 2018 yılı başına kadar süreceği düşünülen bir dönem yaşamakta. Dileğimiz bu sorunların bir an önce çözülmesi ve özellikle Türkiye-Almanya ilişkisi açısından olumlu adımlar atılması. Türkiye ve Almanya ilişkisinin rayına oturması AB ile Türkiye ilişkisi açısından da çok önemli.

AB ve Türkiye konusunda ise şimdiye kadar çok yazmış olsak da yazmaya devam edeceğiz: AB'nin Türkiye konusunda bakışını değiştirmesi ve Türkiye'yi anlamaya çalışması gerekiyor. Türkiye ve AB ilişkisi basit cümlelerle şekillenecek bir ilişki değil. Ne AB'e bazılarının dediği gibi “Türkiye AB üyesi olamaz” saçmalığı ile ne de Türkiye'de AB'ye haklı bir şekilde kızan kesimlerin “AB'yi istemiyoruz” şeklinde kestirip atmasıyla.
Gerçek açık ve net: AB ve Türkiye ilişkisi kolay, kolay “bitti” denilemeyecek kadar sıkı bir ilişki.
Özellikle günümüzün Yeni Dünya Sistemi içinde AB'nin “Türkiye'yi üye yapmak istemiyoruz” deme lüksü kesinlikle olamaz ve bu nedenle sorumluluğunun bilincinde hiç bir AB yöneticisi böyle bir açıklama yapmıyor. Türkiye'nin de “AB perspektifimizden vaz geçtik” deme lüksü yok. Bunu da Türkiye'de sorumluluk taşıyan kimse söylemiyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 1 Ekim 2017 günü TBMM açılışında yaptığı konuşmada AB hakkında söyledikleri de aslında yeni değil. Türkiye Cumhurbaşkanı son yıllarda bu konuda yaptığı her konuşmasında aynı dili kullandı. Maalesef AB, AB üyesi hükümetler ve AB medyası bu açıklamaları anlamamakta diretiyor ya da anlamak işine gelmiyor.
Avrupalı dostlarımıza bir kez daha Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dediklerini hatırlatmakta yarar var:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB hakkında şu ifadeleri kullandı: "Kendi vatandaşları ülkemizde, terör dahil çeşitli suçlardan yakalandığında hemen kapımıza dayananlar, bizim onlara ilettiğimiz dosyaları işleme dahi koymuyorlar. Avrupa Birliği kurumlarının, fasıllardan serbest dolaşıma ve yardımlara kadar her konuda ülkemize karşı sergilediği iki yüzlü tutum öylesine alenileşti ki artık bu durumu örtecek mazeret dahi bulamıyorlar. Türkiye'nin, 1959 yılında ilk başvuruyu yaptığı, 1963 yılında Ankara Anlaşması'nı imzaladığı tarihten beri gösterdiği sabrı, Avrupa Birliğinin yanlış anladığını görüyoruz. Demek ki hala anlayamamışlar. Buna rağmen, şunu açıkça ifade ediyorum. Bu süreci bitiren, havlu atan, vazgeçen taraf biz olmayacağız. Aslına bakarsanız, bizim Avrupa Birliği üyeliğine ihtiyacımız da kalmamıştır.”.
Evet, yukarıda sizlere sunduğumuz bu konuşma metninde söylenenler doğru değil mi?
Türkiye'nin Cumhurbaşkanı tüm Türkiye vatandaşları adına yani 78 milyon insan adına konuşuyor ve onların yıllardır söylemek istediklerini dile getiriyor.
Sadece Türkiye'nin yöneticileri değil tüm Türkiye bıktı artık!
İşte yine son örnek İspanya! İspanya'da bir referandum gerçekleştirmek isteyen beş milyon Katalana yönelik olarak İspanyol polisinin tavrını çok “kibar” bir şekilde eleştiren AB, eğer aynı durum Türkiye'de olsaydı “nasıl kıyameti koparırdı” çok iyi bilmekteyiz. Türkiye ve Türkler artık bu “çifte standarttan” sıkıldılar. Sabırları taştı.
Türkiye artk “eski Türkiye” değil. “Yeni Türkiye” için ideal bir durum olmasa da gerektiğinde AB üyeliğini olmadığı bir geleceğe korkmadan bakabilmekte. Türkiye'nin AB dışındaki “dünya” ile ilişkileri her geçen gün daha da iyiye gitmekte. Bu nedenle Türkiye'nin “AB üyeliğine mahkum” olmadığını dile getirmesi doğru okunmalı. Türkiye, AB üyeliğine mahkum değil ama AB üyeliğini hala kendisi için tüm diğer alternatiflerden daha değerli olarak görmekte. Bu Türkiye için en doğru olanı. Bu nedenle de Türkiye AB üyeliği yolunda ilerlemeye ve AB stratejisini kararlı bir şekilde sürdürmeye devam ediyor.
Türkiye, AB üyeliği konusunda kesinlikle “havlu atan” ülke olmayacak.
Ancak AB'nin de bu durumu istismar etmeyi sürdürmeye son vermesinin zamanı geldi de geçiyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 1 Ekim 2017 tarihindeki konuşmasını AB doğru okumalı ve doğru anlamalı. Türkiye artık “eski Türkiye” değil. Bu iyi kavranmalı!

  YORUM YAP / YORUM OKU
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Yazarlar Foto Galeri Video Galeri Günün Haberleri

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.




Gündem Spor Dünya Özel Haber Teknoloji Sosyal Medya Ekonomi Eğitim Oyun Magazin Yaşam 3.Sayfa Astroloji Sağlık Medya Analiz Kadın Ramazan Kültür Sanat Ajans Dizi Sinema English