Günün haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle  Üye Ol    Şifremi Unuttum
 
 01 Ağustos 2010 Pazar
DOLAR
1,5590
EURO
1,9610
IMKB
56,233
ALTIN
60,9342
Hava Durumu
ISTANBUL 
25 / 18
 
 
 
 
Türkler'in 'tek' sorunu var!
Türkler in  tek  sorunu var!
 
Usta yazar Ahmet Altan bugünkü yazısında karşılaştığımız tüm sorunları tek bir başlıkta topladı: Türk sorunu...
 
1 Ağustos 2010 - 15:40

Taraf Gazetesi yazarı Ahmet Altan, Kürt, Ermeni, Kıbrıs, türban, terör ve 301 sorunlarını tek bir başlıkta topladı: Türk sorunu...

Altan, bakın bu tezini nasıl temellendirdi:

- Türk sorunuÂ…

Her sorunun bir adı var.
Kürt sorunu, Ermeni sorunu, Kıbrıs sorunu, türban sorunu, terör sorunu, 301 sorunuÂ…
Biz bunların hepsini tek tek ayrı sorunlar olarak görüyoruz.
Bunların hepsinin aslında tek bir ismi olabileceği pek aklımıza gelmiyor.
Belki de bizim böyle hepsi değişik isimli birçok sorunumuz yok.
Belki de bizim adı “Türk sorunu” olan tek bir sorunumuz bulunuyor.
Neticede bütün bu sorunların kaynağında hep kendimize rastlıyoruz.
Biz başka türlü davransak belki de bu sorunlar olmayacaktı.
Kabul edelim ki bizim “narsisistik” bir yapımız var.
Kendini çok beğenen, kendine hayran, böylesine muhteşem olduğu için her istediğini yapmaya hakkı olduğuna inanan, kendisinin başkalarına yaptığını fark etmeyen ama başkalarının kendisine yaptığı en küçük bir davranışta hemen “haksızlığa uğradığını” düşünen bir kişilik yapısı bu.
Asla kendini haksız görmez.
Asla hafızası kendi yaptıklarını kaydetmez.
Ama daima “kendine yapılanları” hatırlar.
Niye öyle bir davranışla karşılaştığını hiç sormaz.
Çünkü o, öylesine olağanüstüdür ki o ne yaparsa yapsın ona tepki gösterilmemelidir.
Aranızda Kürtlere neler yapıldığını hatırlayan var mı?
12 Eylül"deki baskıları, Diyarbakır Hapishanesi"ni, işkenceleri, yakılan köyleri, Kürtçe konuşulmasının yasaklanmasını, çocuklarına istedikleri isimleri bile koymalarına izin verilmediğini, şarkı söylemenin bile suç olduğunu hatırlayan var mı?
Olduğunu sanmıyorum.
Kürt sorunu deyince bunları hiç düşünmüyoruz.
Bizim için Kürt sorunu demek, PKK, dağa çıkan çocuklar, basılan karakollarımız demek.
Sorunun nasıl çıktığı çoktan hafızamızdan silinmiş.
Ermeni sorununa bakın.
En iyimser rakamlara göre dört yüz bin, bazılarına göre bir buçuk milyon Ermeninin öldürüldüğü o korkunç “tehciri”, nehirlere atılan ihtiyarları, kayalara vurulan bebekleri, boğulan kadınları, el konulan malları hatırlayanınız var mı?
Yok, herhalde.
Biz ne hatırlıyoruz?
Rus askerleriyle birlikte Türk köylerine saldıran Ermeni komitacıları.
Ermeni komitacılar kaç kişiydi, öldürülen Ermeniler kaç kişiydi?
Rus sınırındaki komitacılarla, Bursa"daki, Adana"daki, Kayseri"deki Ermenilerin ne ilgisi vardı?
Hadi, bunlar yaşandı geçti.
Peki, yaşananı bir daha değerlendirmeye, olanları gözden geçirmeye, bizim de “haksız” olabileceğimizi bir kerelik olsun düşünmeye istekli miyiz?
Hayır.
Ya Kıbrıs meselesi.
Biz, Türklere neler yapıldığını hatırlıyoruz, basılan köylerimizi, öldürülen insanlarımızı.
Peki, o olaylardan önce, “bağımsızlık” isteyen Rumlara karşı İngilizlerle işbirliği yapan Türklerin neler yaptığını hatırlıyor muyuz?
Hayır.
Nikos Sampson"u hatırlıyoruz. Onun yaptığı manasız darbeyi de hatırlıyoruz. “Soydaşlarımızı” korumak için adaya “kahramanca “çıkışımızı da hatırlıyoruz.
Peki, o adanın yarısına yerleştiğimizi, Rumların mallarına el koyduğumuzu, Kıbrıslı Türkleri bile adadan kaçıracak hale getirdiğimizi hatırlıyor muyuz?
Bütün çözüm önerilerini reddettiğimizi hatırlıyor muyuz?
Bakın, uzun sürmüş bir ilişkide hiçbir zaman bir taraf yüzde yüz haklı, diğer taraf yüzde yüz haksız olamaz.
Bizim de haklı olduğumuz zamanlar, haksız olduğumuz zamanlar olmuştur.
Haksızlığa uğramışızdır.
Haksızlık yapmışızdır.
Ama kendi yaptıklarımızı külliyen yok sayıp, sadece karşımızdakilerin yaptıklarını hafızamıza kaydetmek, sonunda bizi öfkeli, “intikam almak” isteyen, herkesi düşman gören, uzlaşmasız bir toplum haline getirirÂ…
Ki zaten öyle olduk.
Bence, sorunlarımızın bu kadar uzamasının, bir türlü çözülememesinin, hiçbir uzlaşma yolunun bulunamamasının, hep kızgın olmamızın, hep haksızlığa uğradığımıza inanmamızın, hep kuşkulanmamızın temelinde bu garip “narsisizmimiz” ve sadece kendimize yapılanları hatırlayan hafızamız yatıyor.
Biz, yaptıklarımızı kabul etmek istemiyoruz.
Biz, asla “özür dilerim” demek istemiyoruz.
Biz, bir çözüm yolu bulmayı önermeyi istemiyoruz.
Biz, sadece cezalandırmak istiyoruz.
Bize yapılanları ödetmek istiyoruz.
Ve, sorunlar hiç bitmiyor.
Sonra da o sorunları parçalara ayırıyoruz ve onlara değişik isimler takıyoruz.
Belki de sorunların değişik isimleri yok.
Belki de tek isimli bir sorun bu.
Türk sorunu.
Bizim “narsisist” yapımızın başımıza açtıkları bunlar.
Bütün bunları çözebilmek için deÂ…
Gerçeği görmemiz gerekiyor.
Ama işte bu da başka bir sorunÂ…
Çünkü narsisistler kolay kolay gerçeği göremez.
Anlayacağınız, Türk sorunu, sorunlarımız arasında halli en güç olanı.

Bu haber 17974 defa okunmuştur. Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Yorum ekleyebilmek için üye olmanız gerekiyor.

Üye olmak için buraya tıklayın.

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Rahip cinayetleri Meclis'te

DTP: PKK siyasal bir örgütlenme

Amca torununu danışmanı yaptı
»  Soylu: Artık kavga yok
»  ABD gezisini cebinden ödemiş
»  Sarızeybek: Barzani ölmeden PKK bitmez
»  CHP primleri, DSP muzu sordu
»  Gül Talabani'ye yeşil ışık
»  MHP'den asgari ücret adımı
»  Gül'den bilim adamlarına çağrı
»  DP'de sürpriz aday
»  Erdoğan'ı duygulandıran sözler
»  Anayasa taslağı Ocak'ta kamuoyunda
»  DTP'liler canlı kalkan olacak
»  Demirtaş askerliğe elverişli
»  Anayasa taslağı basımda
»  DTP'li Kurtulan'dan şok iddia
»  221.madde gündemde yok
»  Erdoğan Alevi iftarında
»  CHP'de 'bekle gör' stratejisi
»  'Amed'e Yazıcıoğlu'ndan tepki
»  AK Parti'yi halka şikayet edecekler
»  PKK ezberi mi var?
»  Alınak'tan Kürt soykırımı iddiası
 
  
  “Özgürlükleri genişletip Demokrasiyi güçlendireceğiz”
Şebnem KARAEVLİ
Hürhaber'den Şebnem Karaevli, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu ile sıcak gündemi konuştu…

19.07.2010  5 yorum  2245 okunma
Referandumda tercihiniz hangi yönde olacak?
EVET
HAYIR
OY KULLANMAYACAĞIM
 Sonuçları göster   

 
  
  "Ne olur evine dön anne... Seni çok özledik"
Tarsus'ta Mithatpaşa mahallesinde ikamet eden Arife Ergül, 3 çocuklu ...
  Kayıp aileleri Ankara'ya yürüyor...
Bizler yakınları devletin güvenlik güçlerince gözaltında kaybedilen ...
24/07/2010 28/07/2010
5-11-21-24-29-44 7-13-20-31-32-12
 
RSS

Add to Google
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama