Diyarbakır Barosunca hazırlanan ''Kürtçe ajanda'' nedeniyle haklarında ''görevi kötüye kullandıkları'' iddiasıyla dava açılan eski baro başkanı Sezgin Tanrıkulu ve avukat Nesip Yıldırım'ın yargılanmasına devam edildi.
Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuksuz yargılanan sanıklar Tanrıkulu ve Yıldırım ile savunma makamında 23 avukat hazır bulundu.
Duruşmada 2006 yılında baro yönetiminde görev alan avukatlar Mehmet Rauf Çiçek, Serhat Eren ve Abdulkadir Güleç, tanık olarak ifade verdi.
Tanık avukatlar, ajandada Türkçe bölümlerinin Kürtçe karşılığı olan cümle ya da kelimelerin basımını o dönemdeki yönetim olarak kabul ettiklerini belirterek, ''Daha önceki yıllarda aynı mahiyette Kürtçe değil de İngilizce yapmıştık. Ancak ajandada yer kalmadığı için İngilizce basımına yer vermedik'' dedi.
Savcı, mahkeme heyetinden, Diyarbakır Barosu Başkanlığına ''ajandada Türk harf karakterleri dışında yazılmış yazılara ayrıca bir ödeme yapılıp yapılmadığı ya da kamu zararının oluşup oluşmadığının'' sorulmasını istedi.
-''AYNI SUÇU İŞLEDİK''-
Sanık avukatları adına savunma yapan Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, bunun kendileri için özel bir dava olduğunu söyledi.
Yeni yönetim kurulu olarak 2010 yılı içinde bu yönde bir karar aldıklarını ifade eden Aktar, ''Eğer bu suç ise hakkımızda mahkemenize ihbarda bulunuyoruz. Bizim baro olarak herhangi bir zararımız olmamıştır. Q ve W gibi Türkçe karakter taşımayan harfler için de ayrıca bir masraf yapılmamıştır'' dedi.
Mahkeme heyeti, duruşmayı 18 Aralık 2009 tarihine erteledi.
-İSTENEN CEZA-
İddia makamı, bir önceki duruşmada mahkemeye sunduğu mütalaasında, kamu görevlilerinin kamu hizmetlerini kendi ana dillerini kullanarak yapabilecekleri konusunda gerek ulusal mevzuatta gerekse uluslararası anlaşmalarda hiçbir hükmün bulunmadığı belirterek, sanıklar hakkında TCK'nın ''görevi kötüye kullanma'' suçunu içeren 257. maddesi uyarınca 3 yıla kadar hapis cezası istemişti.