Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber sitesinde son haberler , Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, magazin ve spor dünyasından analiz ve özel gazete metinlerine ulaşabilirsiniz

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Hür Haber - Türkiye Haberleri ANASAYFAGÜNDEMSPORDÜNYAÖZEL HABERTEKNOLOJİSOSYAL MEDYAEKONOMİEĞİTİMOYUNMAGAZİN

Aydın Can Çiçek

Kozmik Seçmen

'' Einstein'in öldüğünü duyduğumda dördüncü sınıf öğrencisiydim '' diyor Kaku. Einstein'ın yaşam süresi boyunca pek çok önemli keşifte bulunarak dünya çapında bir ün elde ettiğini, fakat en büyük çalışmasını tamamlayamadan öldüğünü öğrenir. Küçük Michio, anlatılanlar karşısında adeta büyülenmiştir; '' Eğer adam bu kadar harika ise, yarım kalan projesi de harika bir şey olmalı '' diye düşünür. Ailesiyle birlikte yaşadığı California eyaletine bağlı Palo Alto şehrindeki tüm kütüphanelere bakar. Fakat konuyla ilişkin ne bir kitap, ne de yazılmış bir makale bulabilir. Kuantum mekaniği hakkında üniversite düzeyinde yazılmış az sayıda makale vardır var olmasına ama, 8 yaşındaki Michio bunları fazlasıyla anlaşılmaz bulur.

Öğretmenlerine başvurur, ne var ki onların da verebilecekleri bir yanıtları yoktur. Daha sonra karşılaştıkları fizikçileri soru bombardımanına tutar; Hepsi de, Einstein'in yarım kalan kuramını duyar duymaz dudaklarını bükerler, fizikçilerin çoğuna göre bu kuram erken doğmuştur. Tıpkı çocukluğunda olduğu gibi, gençliğinde de hayal kırıklığına uğrar Michio. Yıllar sonra sicim kuramını olgunlaştırmaya çalıştığı sıralarda aynı sıkıntıya bizzat şahit olur. Zaten buraya gelene kadar çoğunuz için anlattıklarımın sıkıcı olduğu ihtimalini göz önünde bulundurursak, yazar kurnazlığı yapıp olaya biraz gizem katarak dağılan ilginizi toparlamak isterdim, ancak final bölümü tahmin ettiğinizden de sade. Yalnızca şunu söyleyebilirim; 8 yaşındaki, kafasından geçen sorulara yanıt bulamayan çaresiz çocuğu hiç unutmayan Michio, bazı kitaplarını onların anlayacağı bir şekilde düzenler. İşte beni etkileyen kısım da tam burası...

Yanıtını bulmamız gereken iki soru çıkıyor karşımıza; 8 yaşındaki bir çocuğun kuantum fiziğine ilgi duymasının ( her ne kadar idolleştirilmiş bir bilim insanı vasıtasıyla da olsa ) sakıncası var mı? İkinci soruya gelirsek, oldu ki böyle bir taze zihin çıktı, onu besleyebileceğimiz kitaplarımız mevcut mu? Bu soruların yanıtını ben vermeyeceğim. Aslına bakarsanız sizden yanıtlamanızı da istemiyorum. Amacım bu iki sorunun küpe gibi kulağınızda sallanıp durması. Bunu başarabildiysem, yazının akışını, yazı başlığına uyduracak kısımlara geçmenin vakti gelmiş demektir.

E=MC2 formülünü eminim hepiniz duymuşsunuzdur, peki ya E2=M2C4 formülünü? Hemen ben söyleyeyim, Einstein'ın o ünlü formülünün ilk hali. Eminim şu formülü duyan sayısı daha da azdır; h= E/f. Bilmeyeniniz varsa, az önce Planck sabitinin formülünü öğrenmiş bulunuyorsunuz. '' Bu ne şimdi '' diye sormamanız için bu kısmı hızlı hızlı geçeceğim, aslına bakarsanız meramımı anlatması açısından önemli olmasaydı hiç değinmezdim bile. Neyse, anlayış gösterdiyseniz devam edeyim. Bari şu isimler size neyi çağrıştırıyor onu söyleyin; Kuarklar, leptonlar, Yang-Mills parçacıkları, gluonlar, mezonlar, Doppler kayması vb... Mesela termodinamiğin meşhur bir II. yasası var, en azından onun neyle ilgili olduğunu söyleyin! Leibniz ve Newton'un birbirlerini hiç görmedikleri halde, iki farklı diferansiyel hesabı gerçekleştirdikleri hakkında da mı söyleyecek bir şeyiniz yok? Bunlar ne saçma sorular diyerek kızmayın bana. Tabi ki bunları ve daha fazlasını bilmek zorunda olmadığınızı biliyorum. Fakat Türkiye'de öyle bir kesim var ki, bu soruların yanıtını çerez tüketir gibi vermek zorunda. Hangi kesim o? Ağzını her açtıklarında, kendileri gibi düşünmeyeni gerici, kendilerini ise bilimsellik taraftarı olarak gören kesim. '' Bilimsellik '' lafzının sadece birkaç fizik adlandırmalarından ibaret olmadığının farkındayım. Açıkçası buna karşı da bir argümanım var; Bu kesim şu sorunun yanıtını da vermeli, hangi karşılaştırmalı sosyoloji tekniklerini kullanarak kendinden olmayanı '' bidon kafalı '' diye yaftalamışlar? Onu tanıdığım günü tebessümle yad ettiğim, şimdi aramızda olmayan Cambridge Üniversitesinde kürsü sahibi olmuş Antropolog Jack Goody bu işin uzmanıydı. Gana'da 21 yılını geçirmişti bunun için. Hem de topu topu 2 kabilenin yaşantısını gözlemleyerek. '' 21 senenin sonunda hala beni şaşırtmayı başardılar '' demiştir. Haklı olarak soruyorum, bilimsellik bu yaftalamanın neresinde? Dağda - bayırda siluet görünce metafiziksel bir heyecana kapılan insanlarsınız siz, Allah aşkına bari bu soruma cevap verin, bir asırdır bilimselliği inanç giyimine karşı olmaya indirgeyip, nasıl '' kozmik seçmen '' olduğunuzu iddia ediyorsunuz hala? Yok gerçekten bilimsellikle yoğrulmuş bir kitle iseniz, ikinci sınıf tiyatro oyuncularının '' kitap '' adı altındaki saçmalıklarını nakde çevirmesine göz yummaz, Michio Kaku gibi daha idealist bir yolu mitleştirirsiniz; 8 yaşındaki bir çocuğun anlayabileceği bilimsel bir kitap yazması gibi. Kalın sağlıcakla...

  YORUM YAP / YORUM OKU
AYDIN CAN ÇİÇEK DİĞER YAZILARI
Yazarlar Foto Galeri Video Galeri Günün Haberleri

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.




Gündem Spor Dünya Özel Haber Teknoloji Sosyal Medya Ekonomi Eğitim Oyun Magazin Yaşam 3.Sayfa Astroloji Sağlık Medya Analiz Kadın Ramazan Kültür Sanat Ajans Dizi Sinema English