Günün haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle  Üye Ol    Şifremi Unuttum
 
 23 Mayıs 2012 Çarşamba
DOLAR
1,7880
EURO
2,3110
IMKB
58,520
ALTIN
91,0353
Hava Durumu
ISTANBUL 
25 / 18
 
 
 
 
İnsanlığın öldüğü gece
İnsanlığın öldüğü gece
 
1990 yılında Azerbaycan'da yaşanan katliam, insanlığın vicdanına vurulan hançer olarak görüldü. Lakin bu katliama kulaklarını tıkayanlar da vardı. O katliman hüzünlü öyküsü.
 
22 Şubat 2012 - 11:20

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de 20 Ocak 1990 günü gerçekleşen katliamı, Marmara İletişim Fakültesi'nde master öğrencisi olan Mahire Ehmedova yazdı:

"Azerbaycan’ın özgürlük mücadelesi benim çocukluğuma denk geldi. Küçükken kan, savaş ve ölüm kavramıyla tanıştım. Önce Ermenistan’la Azerbaycan sınırında 2 Azerbaycanlı öldürüldü, kan döküldü dediler, insan kanının akıtılabilmesi gerçeği ile tanıştım.

Ailem Bakü’de yaşasa da her yaz tatil için gittiğimiz, akrabalarımızın çoğunun yaşadığı Ermenistan sınırları içerisindeki köyümüze gidemeyeceğimizi ve savaşın başladığını söylediler, savaşla tanıştım. Daha sonra dedemin Ermeniler tarafından öldürüldüğü söylendi, ölüm olgusuyla tanıştım, kendisiyle beraber getirdiği boşluğun sızısını yaşadım, soğukluğunu hissettim. …

1990 senesinin 20 Ocak sabahında uykudan uyandığımda yer gök ağlıyordu, ben katliam kavramıyla tanıştım. O gece Azerbaycan’da yapılan katliamdan sonra ölüm haberlerine ne tür tepki vereceğimi şaşırmıştım, çocuktum daha. Yine de ölüm haberlerine, bundan dolayı içine düştüğüm boşluğa alışmıştım sanırım, sanki böyle olması gerekiyordu. Rus “ağabeylerimizin” gönderdiği Kızıl Ordu tarafından özgürlüğü için meydanlara çıkan halkımız katledildi. Bir gecede yüzlerce insanın hayatına son verildi ve ben katliamın ne olduğunu kitaplardan ve sinemadan değil, yaşayarak öğrendim. O zaman çocuk aklımla o geceki faciadan daha beter vahşet olamaz diye düşünmüştüm.

Ama yanılmışım, hem de çok. 20 Ocak olaylarından daha beteri, daha dehşetlisi tam iki sene sonra 26 Şubat 1992 yılında Hocalı’da yaşandı. Bir anlık insanlığın öldüğünü düşündüm. Öfkeliydim. Bir şey yapamadığım için öfkeliydim. Sadece katliam görüntülerini televizyondan seyretmekle yetindiğim için öfkeliydim. Ermenistan’da ermeniler tarafından katledilen 90 yaşındaki dedemin intikamını alamadığım için de, 20 Ocak’ta sokaklarda katledilen insanlar için de öfkeliydim…

Ama Hocalı başka bir şeydi. Vahşet desem hafif kalır, insanlık dışı desem en yırtıcı hayvanlar bile bunu yapmazdı, katliam desem, katletmenin bile yolu yorganı vardır. Neydi bu? İsim veremiyordum. Soykırım dedikleri bu olsa gerek. Çoluk çocuk, yaşlı, genç, kadın, erkek demeden öldürülmüş, bununla da yetinmeyip cansız bedenleri ile alay edilmiş, sağ veya yaralı olarak yakaladıklarına akıl ve mantık dışı işkenceler edilmişti. Akli dengesi yerinde olan normal insanın yapamayacağı türden işkenceler yapılmıştı. O gece Hocalılarla beraber insanlık da ölmüştü…

Çingiz Mustafayev’in gözyaşlarını tutamadan kaydettiği video görüntüler televizyonda yayınlanırken sunucu: “Lütfen çocukları televizyonların önünden uzaklaştırın” diye uyarıyordu. Yayınlanan görüntüler izlenebilir olanlardı, izlenmesi zor olan görüntülerin vahametini tahmin etmek bile istemiyordum. Çünkü o görüntülerden sonra günlerce rüyalarımda kâbus gördüm. Yıllar geçse de internette yayınlanan görüntüleri izlemek hala cesaret ister. Her seferinde bu görüntüleri yarıya kadar izleyebiliyorum ancak.

İnsanlığın öldüğü o gece 613 vatandaşımız katledildi. Yapılan otopside insanların çoğunun özel işkencelerle öldürüldüğü ortaya çıktı. Şöyle ki, 20 kişinin başı kesilmiş, 151 kişinin kurşundan, 11 kişinin ise sopalar veya sert cisimlerle dövülerek öldürüldüğü anlaşıldı. Ayrıca ölenlerden 3-nün donarak, 33-nün ise özel işkencelerle, örneğin, kafa derilerinin soyularak, kadınların göğüslerinin, burun ve kulaklarının, erkeklerinse cinsel organlarının kesilerek, gözleri ve tırnakları çıkarılarak öldürüldüğü tespit edilmiştir.

Anne karnındaki bebeklere bile acımamışlardı. Ayrıca 31 cesette hem kurşun yarası, hem de işkence izlerine rastlanmıştır. 13 cesedin yakılarak öldürüldüğü, 10-un ise üzerinden ağır zırhlıların geçmesi sonucu hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Hocalı’lı esirlerden geri dönenlerin bazıları intihar etmiş, bazıları ise ciddi psikolojik sorunlar yaşamaktadırlar.

Şehitlerden 83’ü çocuktu. Yaşasalardı kim bilir bugün hangi makamda olacaklardı. Kim bilir ne hayalleri vardı. Silah sesleri ile uyandıkları o karlı kış gecesinde nasıl korkmuşlardı kim bilir. Belki bazıları uyku sersemliği ile daha ne olduğunu anlamadan kurşuna hedef olmuştu. Bugün Bakü’nün Şehitliği’nde iki kardeşin mezarı var. Üzerinde Hocalı şehitleri yazıyor. Çünkü kimlikleri tespit edilemedi. İsimleri belli değil. Biri yaklaşık 5, diğeri 3 veya 4 yaşlarındaymış. Kimlikleri tespit edilemediğine göre kimseleri kalmamış demektir. Yoksa bir arayan soran olurdu.

Ben bu gerçeklerle büyüdüm, okulu bitirdim, üniversite okudum, anne oldum, hayallerimi gerçekleştirdim. Ama insanlığın öldüğü o gece hayalleri yarım kalan çocukları unutmadım. Onlar ölmediler. Onların her biri benim gibi çocukların içinde öfkeye dönüşüp bizimle beraber büyüdüler ve bugün onlara ve ailelerine karşı yapılan vahşetin cezasız kalmamasını talep ediyorlar dünyadan. Hocalıda yaşanan bir soykırımdı! Bu bir gerçek! Dünya, bu gerçeği gör ve duy artık! Gör ve duy ki, bir daha Hocalı tekrarlanmasın!"

Mahire Ehmedova
Marmara İletişim Fakültesi

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 2   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz.
Misafir
23 Şubat 2012 Perşembe 09:47
Unutmayin bunun benzerleri Turkiyede de oldu ve oluyor.!! Duygu sömürüsü ve milliyetcilik yapmayin. ÖNCE iNSANLIK!!
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Misafir
22 Şubat 2012 Çarşamba 11:33
OKURKEN BİLE İNSAN DAYANAMIYOR BÖYLE BİR VAHŞETE TANIK OLMAK DAHADA KÖTÜ AZERBAYCAN HOCALI KARDEŞLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUM MEKANLARI CENNET OLSUN
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
  Bu kategorideki diğer haberler


Yağmur mayınları yerlerinden çıkardı

Askerlere "Kuran'a saygı" eğitimi

Kokain 900 milyon dolar gelir getiriyor
»  Yılın en kirli havasını soluyoruz!
»  Kalbi dışarda doğdu ve yaşıyor!
»  Liseli kıza elle tacizden 15 yıl hapis yedi
»  Dünya bu çocuğu konuşuyor
»  Karıncalar düşmanlarını unutmuyor
»  2013'ün Onur Ülkesi Türkiye seçildi
»  Yüz nakli olan Uğur Acar krize neden oldu
»  Havalimanı'nda engellilere özel hizmet
»  Jinekolog hastalarına tecavüz etti
»  Boğaz'da çifte intihar
»  Cenaze kar yağışı nedeniyle toprağa verilemedi
»  Aşk mesajı tahrik sebebi sayıldı
»  FLAŞ! Karadeniz'de dalgalar dondu!
»  EDS trafik cezalarını katladı
»  Görme engellilere özgürlük müjdesi
»  AB'de Hayat Devam Ediyor endişesi
»  Polisin başına talih kuşu kondu
»  Batman'da 2 yılda 14 çocuk kayboldu
»  68 yıldır kimliksiz yaşıyor
»  Karı kocanın boğazını kesip öldürdüler
»  Deniz Gezmiş marka oluyor
 
Alper Görmüş'ten darbecilere mesaj var
Nokta'da yayınladığı darbe günlüklerinin çok daha geniş halini yayınladığı İmaj ve Hakikat kitabı piyasaya çıkan Alper Görmüş Hür Soru Hür Cevap'ta...

04.05.2012  1613 okunma
Anneler hiç bu kadar 'tatlı' hediye görmedi!
Bu hafta Queen's Mutfak Firması'nın kurucularından Aylin Tümer'i ziyaret ettik.

11.05.2012  3 yorum  943 okunma
  •   17 askere tutuklama
    3 yıl önce 2'si PKK'lı 3 kişinin öldürüldüğü operasyonla ilgili bir ...
      Necef UĞURLU
      Medya
      Servan ALTIKANAT
      Siyaset
      Z.Füsun KÜMET
      Spor
      Mustafa Lütfi KIYICI
      Siyaset
      Hale Özgür KIYICI
      Siyaset
      M. Fatih Gediman
      Siyaset
      Azra Nurten Cevizci
      Siyaset
Koç 21 Mart - 20 Nisan
KOÇ: Yöneticilerinizle, babanızla, eşinizle ilişkinizde hala dikkatli olmalı ve yıkıcı davranışlar yerine değişmeyi, ...
 
  
  Liseli iki kuzen 16 gündür kayıp
Okul gezisine katılacaklarını söyleyerek evden ayrılan amca çocuğu ...
  Kayıp aile toprağa gömülmüş
GAZİANTEP'te geçen 3 Mart'ta kaybolan 45 yaşındaki Emine Düzkaya, ...
Sizce Aziz Yıldırım suçlu mu?
 
RSS

Add to Google
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama