CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, referandum sürecinde Başbakan Erdoğan ile arasında zaman zaman argoya varan polemikleri unutmaya hazır olduğunu vurgulayarak, “Hayır çıkarsa Başbakan yeni bir anayasa için mutlaka gelecek ama evet çıkarsa gelmeyecektir. Hayır çıkarsa AKP, CHP, MHP, BDP dışarıdaki partiler ve sivil toplumun katılabileceği ortak bir anayasayı kendi ellerimizde yaratabileceğiz. Yeter ki güzel, bütün vatandaşların kabul edeceği, üzerinde uzlaşabileceği bir anayasayı yapalım” dedi. NTV’de dün akşam Can Dündar’ın sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şu mesajları verdi:
NEDEN YAPMAYALIM: Sayın Başbakan’a söylüyorum, yeni ve çağdaş bir anayasayı beraber yapabiliriz. MHP de katılabilir BDP de katılabilir, üniversiteler de katılabilir. Toplumun yüzde 99’un mutabakatıyla niye bir anayasa yapmayalım biz. Bizim aklımız, mantığımız, kültürümüz yok mu? Oturacağız, uzlaşacağız. Demokrasi bir uzlaşma rejimidir. Benim dediğim doğrudur düşüncesini atalım bir tarafa, karşılıklı oturur konuşuruz. Çok güzel bir anayasa yaparız biz. Göreceksiniz, referanduma gitme ihtiyacı bile hissetmeyeceğiz.
YETER Kİ UZLAŞABİLELİM: Gerginliği yaratan Başbakan. Ben, cibiliyetsiz, şerefsiz, alçak sözcüğünü hiç ağzıma almam. Ama Başbakan bunların tamamını söylüyor. Bizim ne anamız kaldı, ne babamız. Ben hiçbir zaman kırılmadım, bütün bunları unutmaya hazırım. Yeter ki bütün vatandaşların kabul edeceği, üzerinde uzlaşabileceği bir anayasayı yapalım. Onun için hayır diyelim, uzlaşmaya, demokrasi kültürünün gelişmesine hep beraber katkı verelim. Onun için hayırın önemi var. Hayır diyelim, demokrasinin, özgürlüğün, alınterinin, değişimin, demokrasinin yolu açılsın.
HAYIR DEMEK SUÇ OLDU: Hayır diyenler darbeci diyor. Şu demokrasi anlayışına bakın. Madem ki hayır diyenler darbeci, niye hayır demesine olanak veriyorsun. Kaldırın anayasa değişikliğini, ben kabul ettim, bu kabuldür deyin. Bu zihniyet darbeci zihniyettir. Evet deme özgürlüğü var, ama hayır demek suçtur. Evren döneminde olduğu gibi.
SANATÇILARA TV DAVETİ: Evet diyen sanatçılarla bir televizyon programında karşılıklı anayasayı görüşmek isterim. Sanatçılara AKP’nin anayasasını anlatacağım. Hakkın aranamayacağı bir anayasaya hangi sanatçı evet diyebilir. Belki biz anlatmakta eksik kaldık.
KIZILAY’A BAĞIŞLAYACAĞIM: Başbakan’ın villasına yönelik davetine icabet etme niyetim yok. Evin değerinin 3.5 milyon dolar olduğu söyleniyor. Başbakan ‘gelip görsün’ diyor, ben o kadar lüks bir konuta girmek istemem. Benim villamla, Başbakan’ın malikanesi kıyaslanacaksa, ben ikisini takas etmeye razıyım. Bana verilen konutu da Kızılay’a bağışlayacağım.
HESABI TUTMUYOR: Villanın nasıl alındığı konusunda ciddi soru işaretleri var. O konutları yapan kişiye devletin hangi olanakları sağlandı? Bu ülkede yatağa aç girenler var. Bu dramların yaşandığı bir yerde, başbakanın o kadar lüks bir yerde oturması doğru mudur? Aldığı tüm ücretleri çıkardım. Beyan ettiği gelirler, hiçbirisi diğerini tutmuyor. O villayı, bu gelirle alamaz.
ÖNÜNE KOYACAĞIM: Malvarlığı davası Yargıtay’a gitmedi, bilirkişi raporuyla aklandı. Yargıtay’a götürmeyen dönemin savcısını AKP, daha önemli bir yere getirdi. Yandaş yargı deniyor ya, Başbakan bir gün karşıma çıksın, yandaş yargı kimdir, onunla ilgili karar veren yargıçlar bugün nerelerdedir, tek tek önüne koyacağım.
BAŞBAKAN ÖZÜR DİLEDİ Mİ: Rahibe afişi belediye başkanının yaptığı afiş, partimizle ilgisi yok. Afiş nedeniyle bir tek yurttaşımızın kalbini kırdıysak, özür dilerim. Yanıtı alamadığımız soru, o afişi Diyarbakır’a kim götürdü. Bunun açığa çıkması gerekiyor. Biz gereğini yaparız. Rize Belediye Başkanı’nı, tartışma konusu yaptık mı? Biz mesele yapmadık çünkü parti sahiplenmediğini söyledi. Sayın Başbakan güneydoğulu kadınlarımızdan özür diledi mi? Bizim siyasi olgunluğumuza bakın, başbakanın despotluğuna bakın. (milliyet)