Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber sitesinde son haberler , Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, magazin ve spor dünyasından analiz ve özel gazete metinlerine ulaşabilirsiniz

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Hür Haber - Türkiye Haberleri ANASAYFAGÜNDEMSPORDÜNYAÖZEL HABERTEKNOLOJİSOSYAL MEDYAEKONOMİEĞİTİMOYUNMAGAZİN
'Fakirlik diye bir şey yok, Somali'yi bilerek aç bıraktılar!'

'Fakirlik diye bir şey yok, Somali'yi bilerek aç bıraktılar!'

Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer: 'Afrika'da yapılan şey topraksızlaştırma ve insansızlaştırma faaliyetidir. Açlık denilen şeyin ana nedeni budur. Yoksa bu insanlar ekmesini dikmesini bilmiyor değiller ki, ektikleri şey para etmiyor.'

HÜR HABER / HABER MERKEZİ
YEŞİM COŞKUN

Gıda Hareketi Başkanı, Gazeteci - Yazar Kemal Özer'le gerçekleştirdiğimiz röportaj dizisi devam ediyor. Önceki günlerde yayınladığımız bölümlerde, genetiği değiştirilen canlıların (GDO ve hibrit)  tehlikesinden bahseden Özer, bugün paylaştığımız bölümde de önemli açıklamalarda bulunuyor. GDO ve hibrit hayatımıza nasıl sızıyor? 40 gün içinde çürümesi gereken cesetler neden 5 yıl boyunca çürümüyor? Somali'deki açlık nasıl başladı? 

İşte Kemal Özer'den olay yaratacak açıklamalar... 

GDO'ya nasıl maruz kalıyoruz?

Mesela deterjan kullandınız, deterjan lavabonuzdan aktı gitti ama iş bitmiyor, toprağa karışıyor, sulara gidiyor; topraktan, sudan ve havadan yeniden sizin besin zincirinizin içine giriyor. Sadece bunlarla kalsa iyi. Evde kullandığımız deterjanlar, kozmetik ürünleri, kremler vs.ler bunların neredeyse tamamının içinde var.

Bugün evler, insan bedenleri kimya deposu gibi. Normalde bir insanın mezara konulduktan sonra en geç 40 gün içinde kemiklerinden başka hiçbir şeyin kalmaması gerekir. Bugün bir mezarı açtığınızda 5 yıl önce ölmüş insanların çürümediğini görürsünüz. Çünkü beden kimyasal depo gibi. Sürekli gıdalara koruyucu ekleniyor, bu nedenle vücudun tabii yapısı bozuluyor.

Bu firmalar neden GDO'lu üretim yapmayı tercih ediyor? Nasıl bir kazanç elde ediyorlar?

Burada amaç para değil, amaç bağımlılık oluşturmak. Tohum ve diğer canlılar insanların ortak mülküdür. "Buğday bizimdir başkası ekemez" diyemezsiniz. Ama siz tohumu canlıların ortak mülkü olmaktan çıkarıp ticari şirketlerin patenti altına alırsanız ne olur? Bir müddet sonra sizin geleneksel ve tabi canlılarınız yok olur. Başkasının tescilli tohumunu ekemezsiniz izni olmadan. Bir gün siz tohumlarınızı kaybettniz ya da tarlalarınızı topraklarınızı bağımlı hale getirdiniz, tarlalarınızı topraklarınızda başka ürün yetiştiremez hale getirdiniz. Peki kime bağımlsınız, ticari şirketlere bağımlısınız. Ticari şirket "ben bu yıl sana tohum vermiyorum" derse ne yapacaksınız? Amaç uzun vadede insanları kendilerine bağımlı hale getirmek. Para değil mesele, para zaten bunların. Para dediğiniz kağıt bir şey. Asıl siyasal güç olarak kullanıyorlar. Siyasal gücü ele geçiren kişi her şeyi ele geçirmiştir.

GDO nasıl pazarlanıyor? Yararının ne olduğu söyleniyor?


Diyorlar ki dünya nüfusu artıyor, dünyanın gıda arzı artmıyor. "Yani dünyada 1 milyar insan aç, açlığı bu sorunla çözeceğiz" diyorlar. Ve buna saf ya da salak müslümanlar da inanıyorlar, bir bölümü tabii veya pek çoğu.

BUNU YAPAN ŞEYTANLAR, ASLA KENDİLERİ YEMİYORLAR!

İyi ama bunların üreticileri kendileri bunları yemiyorlar mı gibi bir soru akla gelebilir. Hayır, kesinlikle yemiyorlar. Bunu yapan şeytanlar bunu asla kendileri yemiyorlar. Kendileri genetiğiyle oynanmamış, özel yetiştirilen ürünleri tüketiyorlar.

"YÜZ MİLYAR DOLAR HİBE ETSELER FAKİRLİK DİYE BİR ŞEY OLMAZ!"

Eğer dertleri insanların açlığıysa, bunların trilyon dolarlık servetleri var, yüz milyar dolarını hibe etseler dünyanın hiçbir yerinde fakirlik diye bir şey olmaz. Kaldı ki bunu söylemeye başladıklarından beri dünya nüfusu 3.5 kat arttı, gıda üretimi ise 80 kat arttı. Dünyada 20 milyar insana yetecek kadar gıda üretimi var, üretilen her 2 gıdadan biri çöpe atılıyor. Ve buna rağmen gıdanın yeterli olmadığını söyleyerek insanları en duygusal yerlerinden yakalıyorlar: Açlık korkusu yaratmaya, korku imparatorluğu oluşturmaya çalışıyorlar. "Biz bu müdahaleyi yapmazsak aç kalacaksınız" diyorlar ve insanların çok büyük bir kısmı diyor ki "İyi o zaman aç kalmayalım da ne yapacaksınız yapacaksanız yapın." Davranış olarak yapıyorlar bunu ve bu da zihinsel meşruiyet oluşturuyor. Halbuki bugün dünyada, Afrika ve Asya'da aç olduğu zannedilen insanları bunlar kasıtlı olarak aç bıraktı.

DÜNYA BANKASI, AMERİKA, IMF SOMALİ'Yİ BİLEREK AÇ BIRAKTI

Somali 1975-1980'lere kadar en refah toplumlardan biriydi. Dünyanın en fakir toplumlarından biri ise Çin'di o tarihlerde. Kişi başına gelir günlük 50 centin, yani yarım doların altındaydı Çin'de. O tarihlerde Somali'de kişi başına düşen milli gelir ise 10 doların üstündeydi. Ama bunlar ne yaptılar? Önce, kırsalda yaşayan insanları krediler vererek şehre taşımaya başladılar. Meralarda yapılan hayvancılığı ahırlara aldırdılar. Dünyanın en iyi hayvancılığının yapıldığı Somali'de 5 yıl sonra insanlar aç kaldı. Dünya Bankası, IMF, Amerika vs... Batı yaptı bunları. Somali'de şu an bir insanın aylık geliri 50 cente düşmüş durumda.
Başka bir şey daha yaptılar Somali'de. Mesela bir çiftçi pirinç ekiyor, 1 dolara mal ediyor pirincini. 1,5 dolara satması lazım ki para kazansın. Ama pazara getirip satmak istediklerinde Amerika'nın gemileri geliyor, pirinç 50 kuruş diyor. Ve bu insan zarar ediyor. Tekrar ekmeyi deniyor ama tekrar aynı şeyle karşılaşıyor, bu sefer ekmekten de vazgeçiyor. Bu şekilde açlık başlıyor ve açlığını gidermek için tarlasını satıyor. Tarlayı almak için bekleyen Batılılar var, tarlayı ucuz fiyata aıyorlar. Bu insanlar arazilerini kaybediyorlar ve geriye iki seçenekleri kalıyor; ya onlar için çalışmaya mecbur kalıyorlar ya da ülkelerini terk edip Akdeniz'de sularda boğuluyorlar.

"İYİ NİYET GÖSTERİLERİ MASKARALIK!"

Afrika'da yapılan şey topraksızlaştırma ve insansızlaştırma faaliyetidir. Açlık denilen şeyin ana nedeni budur. Yoksa bu insanlar ekmesini dikmesini bilmiyor değiller ki, ektikleri şey para etmiyor. Sömürdükleri yetmemiş gibi Afrika'daki yer altı - yer üstü kaynakları da ele geçirmeye çalışıyorlar. Bunları da kendi ülkelerine ekonomi olarak kazandırmak istiyorlar. Sonra sanatçılar, futbolcular gidip iyi niyet gösterileri yapıyorlar ama bunların hepsi maskaralık. Tamamen insanları aldatmaya yönelik algı operasyonu.

RÖPORTAJIN SON BÖLÜMÜ PAZARTESİ GÜNÜ HÜR HABER'DE!

Biyosilah ve biyoterör nedir? GDO biyosilah olarak mı kullanılıyor? ABD neden "çiçek mikrobunu" laboratuvarlarda saklıyor? Türkiye'de biyosilah deposu var mı? Pazartesi günü Hür Haber'de!

Röportajın ilk bölümünü okumak için tıklayınız.

Röportajın ikinci bölümünü okumak için tıklayınız.
  YORUM YAP / YORUM OKU
BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU
Yazarlar Foto Galeri Video Galeri Günün Haberleri

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.




Gündem Spor Dünya Özel Haber Teknoloji Sosyal Medya Ekonomi Eğitim Oyun Magazin Yaşam 3.Sayfa Astroloji Sağlık Medya Analiz Kadın Ramazan Kültür Sanat Ajans Dizi Sinema English