Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber sitesinde son haberler , Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, magazin ve spor dünyasından analiz ve özel gazete metinlerine ulaşabilirsiniz

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Hür Haber - Türkiye Haberleri ANASAYFAGÜNDEMSPORDÜNYAÖZEL HABERTEKNOLOJİSOSYAL MEDYAEKONOMİEĞİTİMOYUNMAGAZİN

Aydın Can Çiçek

Defolu Fikirler

1899 yılında, Amerikan Patent Dairesi Başkanı Charles Duell, kendi fikrini beyan ederek der ki; '' Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey icat edildi. '' 19. ABD Başkanı Rutherford Birchard Hayes ise, 1876 yılında ilk telefonu gördükten sonra '' Çok güzel bir buluşa benziyor ama Allah aşkına bunu kim, niye kullanmak istesin ki? '' diye sorarak, yanılanlar tarihine adını yazdırır. Başkanın açıklamasından tam 11 sene önce, Boston Post gazetesi editörü şöyle bir yazı kaleme almıştır; '' Biraz eğitimli herkes sesin kablolar aracılığıyla bir yerden bir diğer yere aktarılamayacağını bilir. Ve ola ki aktarılsa bile, böyle bir çabanın pratik değeri olmayacaktır. '' Telefonun icadından 2 sene sonra dahi Western Union firması yetkilileri, benzer bir açıklama yaparak, telefon denen icadın kullanışlı bir hale gelebilmesinin imkansız olduğundan dem vurur.

Scientific Amerikan dergisinde, '' Geçtiğimiz bir yıl içinde otomobilin yapısını değiştirecek herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini göz önüne alırsak, bu buluşun da gelişme ve evrimini tamamladığı sonuncuna varabiliriz '' diye sonlanan bir yazı çıktığında, tarih 2 Ocak 1909 yılını gösteriyordu. Bu yazıdan 6 yıl önce, Henry Ford adındaki mucit bir girişimci, kredi talebinde bulunmak için bir bankaya müracaat ettiğinde, otomotiv sektörünün geleceği konusunda ekspertiz veren bir banka müdürünün nasihatiyle karşılaşır. '' Atlar her zaman kullanılacaktır. Otomobil ise ancak geçici bir moda olabilir '' der, o meçhul banka müdürü. İlk otomobilin sokakta görülmesinden 2 yıl sonra bile Alman İmparatoru 2. Wilhelm, tartışmalara bizzat müdahil olma isteği duyar ve '' Bu mücadeleden atın galip çıkacağına inanıyorum '' der.

Sessiz sinema döneminin film yapımcılarından Henry M. Warner, 1927 yılında şu sözleri etmekte bir sakınca görmez; '' Hepiniz saçmalıyorsunuz. Allah aşkına, bir aktörün ya da bir aktrisin konuşmalarını duymayı kim ister ki? '' Televizyonu kastederek, '' İnsanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemezler '' diyen film şirketi Başkanlarından tutun da, yeni icat edildiği sırada '' Radyonun geleceği yok '' diyebilen bilim insanına kadar bir çok olumsuz fikir sahibi yer alır, tarihin tozlu sayfalarında. '' Uçaklar son derece ilginç oyuncaklar. Ama askeri açıdan beş para etmezler '' diyen kişi, Fransız Askeri Stratejisti Mareşal Ferdinand Foch'tan başkası değildir. Chicago Üniveritesi astronomu Dr. Forest Ray Moulton, 1932 yılında, '' Ay'a ulaşmayla ilgili fanteziler kurmaya gerek yok '' demiştir. Kraliçe Victoria'nın cerrahı Sir John Eric Ericson ise 1873 yılında, '' Karın, göğüs ve beyin, hiçbir cerrahın ulaşamayacağı şekilde sonsuza kadar kapalı kalacaktır '' derken, kendi aczini gözler önüne serer adeta. Thomas Edison'un kendisi dahi, alternatif akım sistemleri için yaptığı suçlamasında, bakır tel ve emlak piyasasına darbe vurmak amacının güdüldüğünü haykırmıştır. Herbert George Wells adındaki bir İngiliz yazar, '' Denizaltıların ne işe yarayabileceğini anlamadım. Olsa olsa mürettebatın boğularak ölmesine neden olabilir '' diyerek katılır, bu olumsuz düşünenler kervanına.

Hayatın her alanında buna benzer örnekler bulmak mümkün. Gereklilikten doğan her yenilik öncesi, bir takım isimler çıkıp bu tür gaflar yapmıştır. Üstelik kendilerine taraftar da bulmuşlardır. Dün böyleydi bu durum, bugün de böyle ve yarın da böyle olacak. Yeni olana direnen birinin, haklı olduğunu haykırdığı argümandan yoksun olduğuna şahit olmadım ben bugüne kadar. Buna rağmen, gözden kaçırmamamız gereken bir de gerçek var ki, olması gereken en doğru zamanda olmuştur hep. Bu en doğru zamanı, her daim birileri '' Erken '' ilan etme çabası içine girmiştir. Şimdi hangi partinin sempatizanı olursanız olun elinizi vicdanınıza koyup söyleyin, Başkanlık sisteminin vücut bulması için bundan daha uygun bir zaman olabilir mi? Koalisyon hükumetlerinin başarısızlıkları ve uyumsuzlukları yarım asrı devirmişken, kendine dahi tahammülü olmayan Avrupa, doku uyuşmazlığı yaşadığı ülkemizi açıkça reddederken, terör örgütleri kamikaze dalışları yaparken, daha güçlü bir yönetimin '' Yararsızlığı '' üzerinden ahkam kesmek de neyin nesi? İyi ki dünya olumsuz düşünenlerin dünyası değil. İyi ki gereklilikten doğan yenilikler, defolu fikirlere karşı galip gelmiş hep. İyi ki parlamenter sistem tek seçeneğimiz değil. İyi ki....

  YORUM YAP / YORUM OKU
Asuman Sönmez   20.03.2017 17:00:15
Yine derin hoş bir yazı,insanı alıp götürüyor...Neredeyse tüm darbeleri yaşamış biri olarak 60 hariç ki onu da ailem şiddetle yaşamış...bu parlamenter sistemin bir yararını görmedik,defolu,hem çok defolu.Zaten defolu olmasa İngiliz bunu bize dayatmazdı.Yeter,buraya kadarmış.
AYDIN CAN ÇİÇEK DİĞER YAZILARI
Yazarlar Foto Galeri Video Galeri Günün Haberleri

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.




Gündem Spor Dünya Özel Haber Teknoloji Sosyal Medya Ekonomi Eğitim Oyun Magazin Yaşam 3.Sayfa Astroloji Sağlık Medya Analiz Kadın Ramazan Kültür Sanat Ajans Dizi Sinema English