Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber sitesinde son haberler , Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, magazin ve spor dünyasından analiz ve özel gazete metinlerine ulaşabilirsiniz

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Hür Haber - Türkiye Haberleri ANASAYFAGÜNDEMSPORDÜNYAÖZEL HABERTEKNOLOJİSOSYAL MEDYAEKONOMİEĞİTİMOYUNMAGAZİN

Ozan Ceyhun

AB, Türkiye’ye dürüst davranmalı

10 Kasım 2017 Cuma Günü saat 9.05'te tüm Türkiye Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının 79. yılında onu bir kez daha andı. En başta Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm vatandaşlar Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü sadece anmadılar ve onun değerlerine de sahip çıktıklarını tüm dünyaya sergilediler.

AB başkenti Brüksel'de ve bazı AB başkentlerinde Türkiye ile sorunlu çevrelerin çok sevdiği bir yalanın gerçeklerle ilişkisi olmadığını sergilediler. Türkiye'yi AB üyesi olarak görmek istemeyen çevreler sürekli “Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'yi batıdan koparıyor. Atatürk Türkiye'sini değiştirmek istiyor” tarzı yalanlara dayalı propaganda ile hem Türkiye'yi hem lideri Recep tayyip Erdoğan'ı hem de Türk milletini karalamak isteyenler 10 Kasım 2017 günü bunun tam tersi bir durum olduğunu görmek zorunda kaldılar.
15 Temmuz 2016 günü Türkiye'yi “dini istismar ederek” kurdukları terör örgütü ile “zifiri karanlıklara boğmak” isteyen ve bu amaçla binlerce insanın katlini göze alarak bir darbe teşebbüsüne girişen Fettullah Gülen terör örgütüne karşı ülkelerini, demokrasilerini ve Cumhuriyeti savunanlar 10 Kasım 2017 günü Mustafa Kemal Atatürk'ü büyük bir çoşkuyla andılar.
Geçmişte “Atatürk'ün adını kullanarak” ve “Atatürk'ü istismar ederek” askeri bir vesayet sistemi kuran ve her on yılda bir faşist askeri darbeler yaparak demokrasiyi ayaklar altına alanların “Eski Türkiye'sinin tam tersine “Yeni” Türkiye'de “emperyalizme karşı Türk milletinin bağımsızlık savaşını başarıyla organize eden” ve “neredeyse tüm dünya krallıklar ve faşist yönetimler altına inim, inim inlerken bir Cumhuriyet kuran Mustafa Kemal Atatürk'e gerçek anlamda sahip çıkan Atatürk'ten sonraki ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu.
Atatürk'e sahip çıkmak “Eski” Türkiye'nin işkenceler altında inlettiği daha fazla demokrasi, daha fazla fikir ve inanç özgürlüğü ve tüm vatandaşlar için refah ortamı talep eden Türk milletine tüm hak etttiklerini sağlamak ise bunu ilk defa Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde AK Parti hükümetleri sağladı.
10 Kasım 2017 tarihinde sosyal, demokrat, güçlü bir Türkiye'nin sağlık ya da konut sorunları yaşamayan, ekonomik belli bir refaha ulaşmış, sosyal devlet adına her türlü yardım hizmetlerine ihtiyaç duyanların soğuk kış günlerinden korkmayan ve bulundukları coğrafyada ülkelerinin hiç bir süper gücün “piyonu” olmaması konusunda “dik duruşu” ile gurur duyan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Mustafa Kemal Atatürk'ü layıkıyla anmanın tadına vardılar.
Atatürk'ü anmak AB değerlerine sahip çıkmak ise bunu gerçekleştiren de Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki AK Parti hükümetleri oldu. Maastricht ve Kopenhag kriterleri Türkiye tarafından bir çok başka AB üyesi ülkeye kıyasla çok daha fazla gerçekleştirilmiş durumda.
Atatürk'ü anmak ve sahip çıkmak özünde “İslam dinini istismar etmeye kalkan terör örgütlerine dünyayı cehenneme çevirmek” ve onları yok etmek ise işte Türkiye'nin Fettullah Gülen ve DAESH gibi terör örgütlerine karşı verdiği çetin mücadele ortada. Atatürk'ün Türkiye'sini ve değer verdiği dünya barışını tehdit eden PKK ya da Suriye'deki uzantısı PYD/YPG'ye karşı neredeyse tek başına savaşan ülke de Türkiye.
Sormak lazım? AB daha ne istiyor diye?
Türkiye'nin Avrupa'ya yönelik bakışı ve duruşu konusunda 1932 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara'da kendisini ziyaret eden bir Balkan Heyetine “ Bir Balkan Birliği'ne luzum vardır… Dünyanın ufuklarında kara bulutlar görüyorum. Balkan Birliği kurulabilirse, bir Avrupa Birliği'ne yol açılır. Batı devletlerinin de er geç birleşmesi zorunluluğu doğar. … Bu iktisadi, siyasi, kültürel ve askeri bir bitlik olmalıdır. Her millet, demokrasi esaslarına göre kendi milli varlığını muhafaza edecektir. Bir tek devlet, bir tek ordu, her milletin mebuslarından kurulu bir meclis. Sıra ile iki veya dört senede, bir milletten , bir Reis-i Cumhur seçilir…” dediğini tüm Avrupalı dostlarımıza hatırlatalım.
Avrupa koşar adım 2. Dünya Savaşına doğru giderken Mustafa Kemal Atatürk “bir Avrupa Birliği'nin çözüm olduğu” önerisini yapmaktaydı. Türkiye hala aynı çizgide kararlıkla yoluna devam etmekte. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB'nin Türkiye'ye yönelik tüm “dürüst olmayan” tavırlarına karşın tüm haklı kızgınlığına rağmen hala “biz havlu atmayacağız” deme ihtiyacı duyuyorsa artık AB'nin “dürüst olma” zamanı gelmiş de geçiyor demektir.
AB, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda dürüst olmalı ve eğer gerçekten AB'nin çıkarlarını düşünüyorsa “Avrupa'nın bir hristiyanlar kıtası” olması için en son Polonya'da yürüyen onbinlerce “faşistin” güçlenmesine daha fazla fırsat vermemelidir.

  YORUM YAP / YORUM OKU
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Yazarlar Foto Galeri Video Galeri Günün Haberleri

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.




Gündem Spor Dünya Özel Haber Teknoloji Sosyal Medya Ekonomi Eğitim Oyun Magazin Yaşam 3.Sayfa Astroloji Sağlık Medya Analiz Kadın Ramazan Kültür Sanat Ajans Dizi Sinema English