Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber - Türkiye Haberleri

Hür Haber sitesinde son haberler , Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, siyaset, magazin ve spor dünyasından analiz ve özel gazete metinlerine ulaşabilirsiniz

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
Hür Haber - Türkiye Haberleri ANASAYFAGÜNDEMSPORDÜNYAÖZEL HABERTEKNOLOJİSOSYAL MEDYAEKONOMİEĞİTİMOYUNMAGAZİN
Türkiye toplum olarak 'UÇUYOR!'

Türkiye toplum olarak 'UÇUYOR!'

Türkiye'nin sayılı Psikologları arasında yer alan Psikolog Serap Duygulu, uçucu ve uyuşturucu madde kullanan bireylerin sayısının artış göstermesinin korkutucu bir gerçek olduğunu kaydetti.

HÜR HABER / HABER MERKEZİ
Cem ATİLLA

Türkiye'nin sayılı psikologları arasında yer alan Psikolog Serap Duygulu, Türkiye’de son dönemlerde uçucu madde kullanan bireylerin sayısında ciddi artış olduğunu ve bu konuda ailelere önemli görevler düştüğünü kaydetti. 

‘UÇUCU MADDE BAĞIMLILIĞI YAŞI 15’ 

Türkiye'nin sayılı psikologları arasında yer alan Psikolog Serap Duygulu, son dönemlerde artış gösteren uçucu madde kullanımı ile ilgili hurhaber. com’a özel açıklamalarda bulundu. 15 yaş ve üstü uçucu madde kullanan bireylerin tedavisinde medya, birey ve topluma önemli görevler düştüğünü söyleyen Duygulu, “Gençlerin özellikle ergenlik döneminde meraklı ve dışa dönük bir yapı sergilediklerini biliyoruz. Bu yaşlar aynı zamanda 'çete çağı' olarak bilinir ve çocukların tehlikelere de en açık oldukları dönemdir. Bu yaş dilimlerinde,hem özenmelerinden,hem de yazılı ve görsel medyadaki olumsuz örneklerden etkilendikleri bir dönemden geçtiklerini ve madde bağımlılıklarına yöneldiklerini göz önünde bulundurmak gerekiyor.Bu yönelimin, sadece ailelerin alabilecekleri önlemlerle engellenebileceği düşünülmemelidir.Toplum ve bireyler olarak hepimizin sorumlulukları vardır.Medyanın sanat ve spor dünyasına ait bilinen,tanınan insanlarını haber yaparken, bağımlılıkları olan ünlüleri bu kimlikleriyle ön plana çıkarmasının gençler üzerindeki etkisi göz ardı edilmemelidir.Bu maddelere ulaşabilirliğin önüne geçmek için bütün kurumların işbirliği yapması önemlidir.Yasal alanlarda caydırıcı cezalar yeniden düzenlenmelidir.Çocukların okul dışı sosyal faaliyetlere yönelmeleri açısından spor ve eğitim alanlarının artırılması için gereken her tür destek verilmelidir. Özellikle gençlerin izleyebileceği uygun saatlerde kamu duyuruları yapılarak madde bağımlılığının yarattığı tehlike ve sağlık sorunları sıklıkla anlatılmalıdır. Yerel yönetimler kendi alanlarında sivil toplum kuruluşları, emniyet teşkilatı ve konunun uzmanları, hekimler, psikologlar, psikiyatristler, eğitimcilerle birlikte halka ve gençlere seminerler vererek, konuyu gündemde tutmaya özen göstermeliler. Ancak konuyu veriş şekli önemlidir, zira abartılı bir madde kullanımına yönelik bilgilendirme durumu bazen amacını aşarak ilgi ve merak uyandırabilir” dedi. 

‘UÇUCU MADDE KULLANDIĞINI ANLADIĞINIZ KİŞİ İLE TARTIŞMAYIN’ 

Bağımlı olan kişi ile karşı karşıya gelindiğinde istenilen para ve benzeri ihtiyaçların verilmesi gerektiğini öne süren Duygulu, “Maalesef, bu durumda bağımlı kişiyi dışarıdan anlamak kolay değildir. Bağımlı kişi kullandığı maddenin etkisi altında olduğu için gerçekten normal davranışlar içerisinde değildir ve böyle bir bağımlıyla karşılaşan kişi, kendisinden istenen para veya değerli eşyayı vermek yoluyla tehlikeyi zarar görmeden atlatma yolunu seçmelidir.Bir önlem olarak dışarıdan bakınca dikkat çekebilecek değerli eşya ve takı bulundurmamak gerekir” ifadelerine yer verdi.

‘ARTIŞ VAR, AİLE FAKTÖRÜ ÖNEMLİ’

Uçucu madde kullananların sayısının her geçen gün artığını ve bu olayda aile faktörünün olduğunu kaydeden Duygulu, “Aile faktörü vardır elbette ancak asıl etken meraktır. Bir de arkadaşları arasında yer edinme,bir topluluğa, bir gruba ait olma ve kabul görme duygusu, gençleri uçucu madde kullanımına iten nedenler arasında yer alıyor.Son yıllarda uçucu madde kullanımının bu denli yoğun olarak artmasının bir diğer nedeni de sosyal medya olarak bilinen internet paylaşım siteleridir.Çocuklar ve gençler bu siteler yoluyla kolaylıkla örgütlenebiliyor,dünyanın öbür ucundaki bir olaydan anında haberdar olabiliyorlar:hatta bu şekilde bir organizasyon sonucu zaman zaman basına da yansıyan bir takım toplu eylemlerde bulunabiliyorlar.Gençler arasında moda olan, en yeni ve en popüler olan herşey kolaylıkla ve neredeyse dakikalar içinde dünyanın her yerinden öğrenilebiliyor,ulaşılabiliyor. Madde bağımlılığında arkadaş grupları,aile tutumları,bireysel yapı ve yatkınlıklar,biyolojik etkenler ve sosyal kültürel faktörler de etkilidir.Örneğin düşük sosyoekonomik düzey bazı ülkeler için yüksek risk oluştururken, başka bazı ülkeler için madde kullanımının kolay ulaşılabilirliği önemli bir risk faktörü olabilmektedir” dedi. 

‘AİLENİN TERAPİ GÖRMESİ ÖNEMLİDİR’ 

Uçucu madde kullanan bireylerin bu alışkanlıklardan kurtulabilmesi adına ailelere düşen sorumlulukları kaydeden Duygulu, “Ailelerin yapabilecekleri öncelikle 'aile' olabilmektir. Akşam eve gelindiğinde herkesin kendi odasında ekran başına kilitlenmesi ve bütün bir akşam neredeyse hiç sohbet etmeden zaman geçiriyor olmaları maalesef son yıllardaki en önemli sorunumuz. Televizyonlarda yayınlanan dizi kahramanlarının ne yaptığını ayrıntılarıyla biliyor ve merak ediyorken çocuklarımızın sadece ders notlarına odaklanan anne baba olmak çocukların ne yaptığını takip edememek, birbirimizden kopmak anlamına geliyor.Onların arkadaşları olmak değil anne babaların görevi.Bizim görevimiz iyi ebeveynler olmak, tutarlı ve ilgili aile olarak onlara doğru model oluşturabilmektir.Madde bağımlılısı olan bir gencin hem kendisinin hem de ailesinin ciddi tedavi ve terapi desteği alması gerekir.Maalesef bu konuda dünya üzerinde yetişmiş uzman konusunda hala çok gerideyiz.Sınırlı sayıda sağlık kuruluşuyla bağımlılıkları tedavi etmeye çalışan bir ülkeyiz.Üstelik uçucu madde bağımlılığı da çok bilinen bir alan değil.Zaten bu bağımlılık da her geçen gün farklı bir türü çıkan uçucuların çok bilinmemesinden kaynaklanıyor.Önce deneme amaçlı kullanımlarla başlıyor ve neredeyse bütün bağımlılıklarda olduğu gibi ilk adım genellikle sigarayla atılıyor.Aileler çocuklarının davranışlarının değiştiğinden yakınıyorlar, çocuğun genel durumu, fiziksel ve psikolojik durumu gözle görülür şekilde değişiyor.Özellikle dikkat dağınıklığı, halsizlik,bitkinlik, huy ve davranış değişiklikleri,okul başarısında düşüş ve okula devamsızlık,aşırı bir sinirlilik, saldırganlık,temizliği ve öz bakımı konusunda ilgisizlik,aniden değişen arkadaşlar, katıldığı gruplardaki farklılık,abartılı para harcamaları,dil sürçmeleri,konuşma bozuklukları,dalgınlık,içe kapanma gibi davranış değişiklikleri görülür. Çocuğunun madde kullandığını öğrenen aile ilk anda şok ve hayal kırıklığı yaşıyor.Genellikle büyük öfke duyuyorlar.O nedenle ailenin de terapi görmesi önemlidir.Çocuklarına yardımcı olmak için öncelikle anne babanın direncinin ve moralinin yüksek olması gerekir.Bu tedavi zordur ancak imkansız değildir” dedi.

‘TEDAVİ EKİP İLE OLMALIDIR’ 

Uçucu madde kullanan bireylerin tedavisinin aşamalı olduğuna dikkat çeken Duygulu, “Uçucu madde bağımlılığı genellikle tek bir uzmanlık alanıyla tedavi edilecek bir sorun değildir. Birçok disiplinin aynı anda etkin çalışmasıyla yürütülür. O nedenle bağımlılık tedavisinin tıp hekimleri, psikiyatristler ve psikologların beraber çalıştıkları ortamlarda yürütülmesi gerekir.Bu amaçla kurulmuş AMATEM gibi bazı merkezler vardır.Tedavi ilaçlı ve psikoterapi yoluyla yapılır.Uzun dönemlere yayılan tedaviler gerekebilir.Bazı durumlarda yatarak yürütülen tedavilere ihtiyaç duyulur.Tedaviyi yürütecek ekibin ve uzmanların bağımlılıklar konusunda eğitimli ve donanımlı olmaları şarttır.Dolayısıyla genellikle tek başına bir uzmanın yürütebileceği bir tedaviden daha ayrıntılı çalışmalara ihtiyaç vardır” dedi. 

İSTATİSTİKLER KORKUTUYOR 

Günümüzde çocukları ve gençleri en çok tehdit eden konunun bağımlılık olduğunu kaydeden Duygulu, “Yapılan araştırmaların ortaya koyduğu rakamlar çok çarpıcı sonuçlar içeriyor.Bu sonuçlara göre durumun ne derece ciddiye alınması gerektiği ve acil önlemleri almak konusunda hızlı ve çözüm odaklı davranmamız gerektiğinin önemi ortaya çıkmaktadır. Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği'nce Türkiye'nin uyuşturucu konusundaki ilk karşılaştırmalı araştırması niteliğini de taşıyan, Doç. Dr. Kültegin Ögel koordinatörlüğünde, İstanbul'un 15 ilçesindeki 43 okulda, 104 sınıfta eğitim gören 3 bin 168 lise 2 öğrencisi ile yapılan yukarıdaki araştırma sonuçlarına göre: Tütün kullanımının 2004 yılında 2001'e göre yüzde 72. 7, alkol kullanımının da yüzde 17. 6 oranında düştüğü, esrar kullanımının ise 2001 yılına göre yüzde 75 artış gösterdiği, Uçucu madde kullanımının yüzde 40. 5, yeşil reçete ile satılan yatıştırıcı hap kullanımının yüzde 15. 8, uyuşturucu hap kullanımının yüzde 184. 6, sentetik hap kullanımının yüzde 287. 5, eroin kullanımının yüzde 100 artış gösterdiği, Madde kullanımının erkeklerde kızlara göre daha yaygın olduğunu ancak son yıllarda kızlarda da artış kaydedildiği, En kolay bulunabilen zararlı maddenin 2001'de uçucu maddeler iken, 2004'te esrar olduğunu, bulunabilirliği en fazla olan maddenin de sentetik hap olan ecstasy olduğu kaydedilmiştir.

  YORUM YAP / YORUM OKU
BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU
Yazarlar Foto Galeri Video Galeri Günün Haberleri

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.




Gündem Spor Dünya Özel Haber Teknoloji Sosyal Medya Ekonomi Eğitim Oyun Magazin Yaşam 3.Sayfa Astroloji Sağlık Medya Analiz Kadın Ramazan Kültür Sanat Ajans Dizi Sinema English